ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  07 Ekim 2008 Salı 03:39

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Gelecek 1 Sene içerisinde Laptop almak istiyormusunuz?
Evet alacağım
Hayır almayacağım
Fiyat düşmesini bekliyorum
2. Planda Düşünüyorum
Masaüstü Bilgisayarımdan vazgeçmem
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

eXTReMe Tracker
Genel
 Ana Sayfa » Yaşam
  Serseri Nejat imajını ben yaratmadım
Serseri Nejat imajını ben yaratmadımSon dönemin en popüler oyuncularından Nejat İşler, romantizm anlayışını Tempo dergisine verdiği röportajda dile getirdi.



İşler, "Algı değişiyor. Şehirde iyi şairler var, ama artık bildiğimiz eski romantikler gibi değiller. Başka türlü bir romantizm var. 'Fight Club' (Dövüş Kulübü) benim için çok romantik bir film mesela" dedi.

Antalya’dan Altın Portakal’la dönen "Yumurta" filminin Şair Yusuf’u Nejat İşler, Tempo dergisine konuştu. İşler, üzerine yapışıp kalan ’Serseri Nejat’ imajı için "O bir fenomen, benim yarattığım bir şey değil" dedi.

"Yumurta"da, Şair Yusuf’un kangal köpeğinin yanında oturup ağlama durumu nasıl bir háldir?

- Bir şeyle savaşıp savaşıp, sonunda yenildiğindeki hál. Bilirsin, yenileceğini de kabul etmezsin, devamlı savaşırsın. Sonra bir şey sana kabul ettirir; işte o hál.

Yusuf’a ne oldu orada peki?

- Toprakla barıştı. Bir şair olarak topraktan biraz yukarıda yürüdüğü, hiçbir yerle bağı olmadığı için...

Şiir yazmak, şiir gibi yaşamak zor bir durum zaten zamanımızda.

- Algı değişiyor. Şimdi de şehirde iyi şairler var. Başka bir algı var, artık bildiğimiz eski romantikler gibi değiller. Başka türlü bir romantizm var.

Nasıl bir romantizm?

- "Fight Club" benim için çok romantik bir film mesela.

Filmde, Şair Yusuf memleketi Tire’ye gidiyor ya, siz nerelisiniz?

- Bizim köyümüz falan yok. Kalmadı kimse, ama Karadenizli’yim.

"Gideyim oralara, köklerimi keşfedeyim" gibi bir düşünceniz olur mu?

- Yok ya. Babam burada doğmuş, hiç görmemiş memleketini. Ben ondan daha önce gitmiştim. Benim köyüm Eyüp. Orada büyüdüm zaten.

Eyüp’ün eskiden; bir karakteri, bir raconu varmış.

- Çok karakterliydi evet, şimdi biraz yapma bir şey var üstünde.

Karakterinizde de yeri vardır.

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4453286.jpg- Oldu tabii etkisi halimde, tavrımda. Karakterin ilk şekillendiğinde, aile ve çevrenden etkileniyorsun. Ağabeyler bulup onlara öykünüyorsun vs... Ben oradan 12 yaşında çıktım.

Tutucu bir yer midir Eyüp?

- Eyüp işçi semtidir aslında. O zamanlar öyleydi. Hatta ben belime kadar saçlar, halka küpelerle dolaşırdım, kimse bir şey söylemezdi.

Buralardan kaçıp, küçük bir yerlere yerleşmeyi düşünür müsünüz?

- Buralara yakın, sessiz sakin yerler arama telaşındayım. Toprağa yakın bir yer istiyorum.

Domates, patates de eker misiniz?

- Olur tabii. "Senin için erken" diyorlar, uyarıyorlar, ama hissediyorum yavaş yavaş gitmeyi.

Gelenek göreneklerle aranız nasıl?

- Pek bağlı değilim. Saygılıyım da, bende pek gelişkin bir durum değil.

Her türlü bağ, bir yanıyla da özgürlüğü kısıtlayan bir şey zaten.

- İnsana göre değişiyor. Şu anda yalan bir tutuculuk yaşıyoruz. Hiç öyle değildik aslında. Millet 11 ay içkisini içer, ramazanda içmez. Ya da iftarını yaptıktan sonra içmeye başlar. O durum, güzel bir durum.

Emeklilikte küçük bir yere kaçarsanız, sahaf dükkánı da açar mısınız?

- Kimse kitap okumuyor ya. Güzel bir sahne vardı televizyonda. Dünyayı gezen magazin programlarının birinde, okyanustaki adalardan birine gidiyorlar, kızları çekiyorlar filan. Turistin bir tanesi yatmış kumsalda, Orhan Pamuk’un "Kar" romanını okuyor. Onlar kızla geyik yapıyorlar; "Nerelisin" falan. Okuduğu kitabı görmedi bile herif.

Orhan Pamuk’u okuyorlar tabii...

- Her şeyi okuyorlar. Güneyde bayağı takıldım ben; Kadir’in Yeri’nde, Gümüşlük’te... Okuyup okuyup bırakıyorlar kitapları. Bir ara benim için geçim kaynağıydı. Kitapları alıp İstanbul’da satıyordum.

Sizde aidiyet sorunu var mı?

- Elbette.

Bunalımı var mı?

- Alışık olduğum, çok ufaktan beri benimle yaşayan bir şey.

Sinemada da kurallar vardır mutlaka. Ait olmanız gereken dünyalar.

- Var ama her şey de parti değil ki.

"Tutunamayanlar" durumu yok yani sizde.

- "Tutunamayanlar"da bir "a" benim için fazla. "Tutunmayanlar" benim için daha iyi bir şey.

Köpekle birlikte oturup ağlamak gibi bir háli yaşar mı Nejat İşler?

- Neden olmasın?

Köpek var mı sizde? Yoksa daha çiçek aşamasında mısınız?

- Henüz çiçek aşamasında. Çiçeğe bir şey olursa, gözümün önünde bağırmayacak ölürken.

Bir de size yapışan bir "Serseri Nejat" háli var.

- O bir fenomen, benim yarattığım bir şey değil.

Rahatsız ediyor mu peki sizi?

- Benimle alakası olmadığı için rahatsız etmiyor.

28’İMDE BUHRAN GEÇİRİP YAKTIM HER ŞEYİ

Şair Yusuf’un da yaşadığı gibi, bir süre sonra tüketiyor insan her şeyi. Sonra "normal" olman gerekiyor.

- Bununla ilgili bir oyun yazdım. Üç 10’luk olmaya geliyorsun çünkü. O da yaşamaya başlamak demek çünkü.

Zevksiz değil mi bu da?

-30’lu yaşlar bana tatlı geldi. Acılı, ama keyifli her şey gibi.

İlk aşk, ilk terk ediliş gibi değil ama sonra olan bitenler.

- Kendini yenilemeli insan. 28 yaşına kadar yazdığım binlerce sayfa şeyi bir buhranda yakıp bambaşka bir hayata geçtim.

Sizin değişiminize sebep bir travma var mı?

- Hayat bir yol. Kavşağa geldik, oraya girdik yani. Elbette olmuştur, ama işte yolda giderken, "Kavşak 10 kilometre sonra" tabelası gibidir travma.

AŞIK OLUNCA ŞİİR YAZARIM

Yazı çiziyle nasıl aranız?

- Oyun ve senaryo yazıyorum. Şiir yazdığım da oldu tabii. Herkes yazmıştır birine áşık olup illa ki...

Áşık olunca yazılıyor öyle mi?

- Öyledir. Karnın acıkmaz, artık uykun gelmez, sabaha kadar ayaktasın, ne yapacaksın? Aklında kelimeler uçuşur. Birine bir şey söylemen lazım.

Oyunculuk sanki daha kolay. Yazmak hastalıklı bir durum biraz.

- Aksine, tercih ederdim diğerini.

Niye etmediniz?

- Öyle oldu, öyle denk geldi.

Ama iyi gidiyor sizin gidişat.

- Dışarıdan bakınca, evet. İçeriden de fena değil, iyi gidiyor gibi; ama çok fazla kalacağımı sanmıyorum buralarda.



Kaynak: Hürriyet Kelebek
16 Kasım 2007 Cuma 12:55
Bu sayfayı daha önce 51 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Sen de KANDİL'İ BASACAKSIN!
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Made in Turkey...
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Bakire oldukları için doktora gitmiyorlar!
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Balığı nasıl pişirsek?
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Meşhur Çinli İstanbul'da
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Yürekleri yakan bir haber daha
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Kadın kiracılarını gizli kamerayla izledi!
 06 Ekim 2008 Pazartesi - Yazık bu öğretmenlere!!!
 05 Ekim 2008 Pazar - Kendi eşinin eczanesini soydu
 05 Ekim 2008 Pazar - Ofiste bilgisayar kullananlara şok!!!
 05 Ekim 2008 Pazar - Şehit cenazesi yolunda kaza
 05 Ekim 2008 Pazar - Boğaz'da fırtına
 05 Ekim 2008 Pazar - 'Var Mısın Yok Musun?'da kabus!
 05 Ekim 2008 Pazar - Cinsellikte Türkiye'nin en utangaç erkekleri?
 04 Ekim 2008 Cumartesi - Rüyada aldatılınca!
 04 Ekim 2008 Cumartesi - Kurtlar vadisinden son hamle
 04 Ekim 2008 Cumartesi - Kıskanç koca cinnet geçirdi!!
 04 Ekim 2008 Cumartesi - Ölüm karakolu
 04 Ekim 2008 Cumartesi - Yaşlanmayı durdurun!! Nasıl mı?
 04 Ekim 2008 Cumartesi - Cinsel ilişki yaşı kaç olmalıdır?
 03 Ekim 2008 Cuma - Yan yana park edince foyaları ortaya çıktı!
 03 Ekim 2008 Cuma - İETT şoförü dehşet saçtı
 03 Ekim 2008 Cuma - 10 yıl önce çöp kutusunda bulunmuştu!
 03 Ekim 2008 Cuma - Avrupa Yakası'nda skandal!
 03 Ekim 2008 Cuma - 'Bir şeyin yok' dendi, öldü !
 03 Ekim 2008 Cuma - Dikkat çeteler kızıştı!!!
 03 Ekim 2008 Cuma - Yılda 100 kez seks yapın çünkü..?
 03 Ekim 2008 Cuma - Yarım saatte 13 hayvanı katletti!
 02 Ekim 2008 Perşembe - Cinsellik uğruna öldüler!!
 02 Ekim 2008 Perşembe - İlginç araştırma! Kadınlar nasıl erkek ister?
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (716122 kez izlendi.)
ETEK ALTI SERİNLETELİM Mİ ABLA. (365602 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.1794  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta