ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Programlar Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  01 Aralık 2008 Pazartesi 21:00

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Gelecek 1 Sene içerisinde Laptop almak istiyormusunuz?
Evet alacağım
Hayır almayacağım
Fiyat düşmesini bekliyorum
2. Planda Düşünüyorum
Masaüstü Bilgisayarımdan vazgeçmem
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

Genel
 Ana Sayfa » Yaşam
  O kadar kötü öpüşüyorlar ki...
O kadar kötü öpüşüyorlar ki..."Küçük Adımlar" dizisinde başarılı ama mutsuz bir cerrahı canlandıran Uğur Polat, kendisi için yapılan yoruma ilginç bir yanıt verdi.

"Küçük Adımlar" dizisinde başarılı ama mutsuz bir cerrahı canlandıran Uğur Polat, kendisi için yapılan yoruma ilginç bir yanıt verdi.

Sizi genelde çaresiz, yıkılmış, hep seven ama bir türlü sevilmeyen, içine dönük, hislerini belli etmeyen karakterlerde görüyoruz...

- Ben bu rollerin hikayelerini sevdiğim için, oynanması daha zevkli olduğu ve bir oyuncu için avantajlı olmasından kaynaklanan birtakım nedenlerden dolayı kabul ediyorum. Tabi ki onun dışında her rolü kendimde arıyorum. İçimdeki bir katili, yaşlıyı, deliyi, aşığı arıyorum. Hep kendi iç yolculuğumu yaşıyorum rolle ilgilenirken. Böyle rolleri oynamak da hoşuma gidiyor, seviyorum. Karton tipler oynamaktansa yaşamış, yaşanmış karakterleri oynamayı seviyorum.

Bu rollerin üzerinize yapıştığını düşünüyor musunuz?

- Çoğunlukla bu tarz rolleri teklif ediyorlar ama rollerin üzerime yapışması gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü komedi de oynuyorum. Özellikle tiyatro da çok daha pozitif, dışa vurumcu karakterleri canlandırıyorum. Ama sinema ve televizyonda daha sizin demin bahsettiğiniz roller geliyor. Biraz da yönetmenlerin kolayına geliyor. Yüzdeki hüzün o role yakışıyor diye düşünüyorlar.

Gerçekte böyle bir hüzün var mı?

- Yok hayır normal hayatımda çok neşeli ve pozitif bir insanımdır aslında.

"Mavi Gözlü Dev", "Salkım Hanımın Taneleri", "Filler ve Çimen", "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" oynadığınız filmlerden birkaçı. Sizin en keyifli çalıştığınız proje hangisiydi?

- Yaptığım bütün sinema filmlerinden keyif aldım. Çünkü hepsi benim seçimimdi hepsinde seçerek ve isteyerek rol aldım. Kiminde küçük rollerde oynadım. İşi yapan arkadaşlarım rica ettiler. Onlara bir destek vermem gerekirdi. Bunun dışında birçok başrolde oynadım onların hepsini seçtim. Mesela Salkım Hanımın Taneleri benim için özeldir. Türkiye’nin çok önemli bir tarihine tanıklık ettirdik seyirciye. O dönemi yaşamak enteresandı. "Mavi Gözlü Dev"de de çok küçük bir rolde kamera karşısına geçtim. Ama o filmde küçük bir rol oynamak bile bir onur. Ben Nazım Hikmet’in yasaklandığı dönemlerden geliyorum. Türkiye’de Nazım Hikmet okumak, adını bile telaffuz etmek yasaktı. O günleri yaşamış biri olarak böyle bir filmde çok küçük bir role bile hayır deme gibi bir lüksüm olamazdı. Ama sıradan bir filmde de küçük bir rolde olmam.

Sinemayla ilgili bir sitede sizin için şöyle bir yorum yapılmış: "Türk sinemasının en iyi bohem oyuncusu, ufak rollerde bile karakterlere derinlik kazandırmıştır. Ayrıca öpüşme sahnelerinde bir numaradır" bu yorum hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Seçtiğim roller büyük de olsa küçükte olsa bir karakter. Karakter oynamayı seviyorum o karakteri ete kemiğe büründürmeyi seviyorum. O yüzden de sevdiğim roller olduğu için ortaya en azından kötü bir şey çıkmıyor. Öpüşme sahnelerine gelince. Sinema filmlerinde bazı öpüşme sahnelerim var. Türkiye’de sevişme, öpüşme sahneleri çekmek zor. O yüzden mümkün olduğunca inandırıcı olmaya çalışıyorum. O kadar kötü öpüşüyorlar ki, bari benimkisi inandırıcı olsun.

SIRADAN, HAYATIN İÇİNDEN BİR ADAMIM

Bu rekabet ortamında TRT’de yayınlanmaya başlayan yeni diziniz "Küçük Adımlar"ın şansını nasıl görüyorsunuz?

- Eğer izlenirse, anlattığımız hikayenin seyirciyi nasıl etkileyeceğini göreceğiz hep beraber. Çünkü gerçekten iyi mesajlar veren bir dizi. Yeter ki izlenilsin. Bunun içinde bizim dışımızda bazı şeyler gerekiyor. Tanıtım, doğru gün, doğru saat gibi. Çünkü diğer kanallarda arka arkaya günde iki üç dizi yayınlanıyor ve çoğu iyi işler. Bunların arasında biz de durmaya çalışacağız.

"Küçük Adımlar"da başarılı bir cerrahı canlandırıyorsunuz. Oynadığınız roller için özel bir çalışma yapar mısınız?

- Gözlem zaten sürekli işimiz. İster istemez, o bir refleks artık. Her şeye bakıyoruz, her şeyi görmeye çalışıyoruz. Özel bir rolse özel bir çalışma yapmak gerekiyor. Ama hani sıradan bir insansa benim gibi bir insan o. Sokakta her gün karşılaştığım insan, böyle bir rol için özel bir çalışma gerekmez ama o rolün içindeki duyguları çıkartmak için tabii ki bir oyuncunun sürekli kendini hazır tutması lazım. Bir sürü şeyden beslenmesi lazım. Okuması, görmesi, gözlem yapması ve kendini sürekli diri tutması lazım. Ama özel bir rol olur mesela bir özrü vardır vücudunda, birtakım psikolojik sorunları vardır. Bu tür rollere özel bir çalışma yapmak gerekir tabii ki. Ya da bir dönem filmi ise, edebiyat uyarlamasıysa bunlar için bir ön hazırlık yaparım. Şu an oynadığımız roller sıradan küçük insanlar. Tutunamayan, kaybolmuş küçük burjuva. Ben de küçük bir burjuvayım, ben de sıradan bir insanım, hayatın içindeyim o yüzden özel bir çalışma yapmaya gerek yok.

Dizide başarılı bir cerrahsınız ama eşinizi kurtaramıyorsunuz? Hiç hayatınızda böyle çaresiz kaldığınız durumlar oldu mu?

- Küçük küçük şeyler tabii ki olmuştur. Ama bu cerrahın başına gelen çok büyük bir travma. Öyle bir şey başıma gelse ne yaparım, hayata nasıl tutunurum bilmiyorum. Güçlü olmak lazım o gücü bulur muyum kendimde açıkçası hiç düşünmedim. Kimsenin başına gelmesin. Meslek içinde özellikle bir rolle cebelleşirken çaresiz kalabiliyorsunuz. Bir işin eveti veya hayırı süresinde onun içinde olma ya da olmama konusunda çaresiz kalabiliyorsun ama bir şekilde ondan sıyrılmayı başarabiliyorsun.

Özel biri değilim

Özel hayatıyla gündeme gelmeyen sanatçılardan birisiniz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

- Çok özel birisi değilim. Sadece oynarken özelimdir. Onun dışında ben de sıradan bir insanım. Hayatın içinde yoğrulmaya çalışıyorum. Benim de bir hayat gayem var. Ben de evimi geçindirmek zorundayım. Çok gündemde olayım gibi bir kaygım yok. Zaten 20 küsur yıldır bu işin içindeyim. Artık tanınacağım kadar tanındım.

"Küçük Adımlar"ın tanıtımında "Kaplumbağalar kafalarını kabuklarından çıkartıp risk aldıklarında ilerleyebiliyorlar" diyor. Siz hiç hayatınızda risk aldınız mı?

- İstanbul Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nda okuyordum. Ama o dönemde de Ankara Sanat Tiyatrosu’nda oyunculuğa başlamıştım. Okulum İstanbul’daydı ben Ankara’da sınavlara gidip geliyordum. Ailemin İstanbul’a taşınmasıyla benim de İstanbul’a gelmem gündeme geldi. Oyuncu olmaya karar vermiştim, gazetecilikten kaydımı aldırdım. Bu bir riskti. Sınavları kazanamasaydım ortada kalacaktım.

Kaynak: Hürriyet Kelebek
13 Kasım 2007 Salı 07:25
Bu sayfayı daha önce 104 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Bayram tatilinin kaç gün olacağı açıklandı
 30 Kasım 2008 Pazar - Aldatmak ve aldatılmak...
 30 Kasım 2008 Pazar - Bilgisayarı olanlar dikkat!
 30 Kasım 2008 Pazar - Cimbom tarihe geçti
 29 Kasım 2008 Cumartesi - İzleyin!! Diri diri yanmaktan son anda kurtuldular!
 29 Kasım 2008 Cumartesi - Öğrencilere büyük ayıp
 29 Kasım 2008 Cumartesi - Yataktaki görgü kuralları!
 28 Kasım 2008 Cuma - Facia!!!
 28 Kasım 2008 Cuma - Korkunç Facia!!
 28 Kasım 2008 Cuma - 'Bekaret kontrolüne falçatayla götürdüler'
 28 Kasım 2008 Cuma - Kalp hastalarına önemli uyarı..
 28 Kasım 2008 Cuma - Dikkat'Kanser aşısı bulundu!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Suçu pilota yıkıp tazminattan kurtulacaklar!
 27 Kasım 2008 Perşembe - 'BANA SÜSLÜ FAHİŞE DEYİN' (GALERİ-VİDEO)
 26 Kasım 2008 Çarşamba - Sapık üvey baba krizi!
 26 Kasım 2008 Çarşamba - Doğum yaptı, sifonu çekti!
 26 Kasım 2008 Çarşamba - İlginç araştırma! Aşk mı,seks mi?
 26 Kasım 2008 Çarşamba - Marmara'da dev yılan balıkları!
 26 Kasım 2008 Çarşamba - Kızlarına 28 yıl boyunca tecavüz etti!
 25 Kasım 2008 Salı - Metris'te işkence metotları!
 25 Kasım 2008 Salı - Mükemmel bir tasarım...
 25 Kasım 2008 Salı - Torunlarına cinsel tacizde bulundu!
 25 Kasım 2008 Salı - 'Lost' severlere müjde!
 25 Kasım 2008 Salı - İşte yeni Sony'ler...
 24 Kasım 2008 Pazartesi - Nokia'dan çok özel telefon...
 24 Kasım 2008 Pazartesi - Bu haber erkekleri korkutacak!
 24 Kasım 2008 Pazartesi - Erkekleri korkutan haber!
 24 Kasım 2008 Pazartesi - 70 yaşında geneleve düştü!
 24 Kasım 2008 Pazartesi - Numara taşımada lider kim?
 24 Kasım 2008 Pazartesi - İŞTE PORSCHE'NİN SEDANI
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (141723 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0855  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta