ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  06 Eylül 2008 Cumartesi 07:56

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Sizce AKP Kapatılacak mı?
İlgilenmiyorum
Kapatılacak
Kapatılmayacak
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

eXTReMe Tracker
Genel
 Ana Sayfa » Sinema
  Oryantal dersin faydası bu işte!!
Oryantal dersin faydası bu işte!!Çekimler devam ediyor..

Erden Kıral'ın yönettiği 'Vicdan' filminin çekimleri İzmir'de devam ediyor.

Nurgül Yeşilçay, Murat Han ve Tülin Özen'in başrolde olduğu filmde senaryo gereği oryantal yapan Yeşilçay, "Bu sahneler için Nesrin Topkapı'dan oryantal dersleri almıştım. İyi olduğunu düşünüyorum" dedi.

Nurgül Yeşilçay'la Kelebek gazetesinden Sema Denker konuştu.

"Vicdan"ın senaryosu, bir üçüncü sayfa haberi. Filmde, üç kişi arasında geçen ve sonunda ölüm olan tutkulu bir aşk anlatılıyor. Ve film, bol arızalı bir aşkın yaşandığı ortamda vicdanı sorguluyor, öyle değil mi?

- Evet, "Vicdan" gerçek hayatta yaşanan tutkulu, arızalı, belki marjinal bir aşk hikáyesi.

Nasıl bir marjinallik var?

Bu, filmi anlatmak olur... Ama şöyle özetleyebiliriz: Üç karakter var. Adam evli ve bir de sevgilisi var. Murat Han’ın tutkuyla bağlı olduğu sevgilisini yani Aydanur’u ben canlandırıyorum. Karısı Songül’ü ise Tülin Özen... Aşk üçgeni sıradan gibi gözükse de aşkın yaşanış şekli çok marjinal. Klasik aldatma hikáyelerinden değil.

"Eğreti Gelin" çok güzel bir filmdi. O filmde çok şey öğrendik... Bu film bize ne öğretecek?

- Bu filmle birlikte "kader" denilen şeye tekrar bakacağız. Filmi izleyenler, bugüne kadar hayatında nelere müdahale ettiğini, hayatın kendileri için nasıl bir şey yazdığını düşünecekler. Hayatını, bugün yaşadıkları aşkı, geçmişte yaşadıklarını, suç olayını sorgulayacaklar. Olayların zamana, mekána ve yaşam koşullarına göre nasıl farklılık sergilediğini göreceksiniz... Tabii estetik görüntülerle birlikte.

Evet çok güzel oryantal yapıyorsunuz. Zaten bu çekimlerde biz de vardık ve çok hoş görüntülerinizi çektik...

- Teşekkürler. Bu sahneler için Nesrin Topkapı’dan oryantal dersleri almıştım. İyi olduğunu düşünüyorum...

Peki Nurgül Hanım, siz kaderci misiniz?

- Evet, ben kaderci birisiyim. Kadere çok inanıyorum. Neden inanıyorum, çünkü benim de hayatımda her şey tesadüf oldu. Ben çocukluğumdan itibaren oyunculuk aşkıyla ölen birisi değildim. Önüme bir fırsat geldi ve ben bunu değerlendirdim.

Fırsatları iyi değerlendirmişsiniz. Bakalım canlandırdığınız Aydanur değerlendirebilecek mi...

- Pek değerendiremiyor. Çünkü onu, o semte, o şartlara bağlayan bir aşk var. Yüreği ile beyni arasında kalacak. İşte onun çelişkisini doğru vermeye çalıştık. Bakalım nasıl yırtacak, yüreğiyle mi, beyniyle mi?

Siz yüreğinize söz geçirebilen bir kadınsınız bence. Bana çok duygusal, romantik değilsiniz gibi geliyor. Katı bir tarafınız var sizin...

- Evet, ben bilindik anlamda romantik değilimdir ama romantiğimdir. Belki bu postmodern bir romantizm, bilmiyorum. Fakat bu romantizm şeklini genç kuşakta da görüyorum. Örneğin Cem ile benim romantizm anlayışımız o kadar farklı ki... Cem; "Bulutlar gökyüzünde usul usul giderken ben de seni düşünüyordum" gibi cümleler kurar. Oysa sadece "Seni seviyorum" dese, bu benim için daha romantiktir. Ama o öyle bir dönemden geçmiş, kişiliği öyle. Ben de böyleyim. İlk başlarda birbirimizi algılama konusunda bu anlamda bayağı bir sıkıntı yaşadık. Sonra anladık birbirimizi. Ben çizgi filmde falan ağlamam, ama Cem ağlar. Ben ise sokakta, yaşlı bir kadın gördüğümde kendimi tutamam. Saçma sapan bir yerde, saçma sapan bir şey hissedebiliyorum. Duyarlıyım ama duygusal değilim sanırım.

Şimdi filmde ortadaki suça dair vicdan muhasebesi yapılıyor. Peki vicdan, bütün kötülükleri yok etmek için yeterli midir sizce?

- Bu filmdeki üç kişi dediğiniz gibi vicdanını sorgulayacak. O yüzden de suç sorgulanacak... "Suç ne, hata ne, ben ne kadar vicdan azabı duymalıyım" soruları, film içerisinde çok sık karşımıza çıkacak. Ben aslında suçun çok önemli olmadığını düşünüyorum. Bu suçun, kime göre suç olduğu çok önemli. Bu toplum bize bir sürü şey dayatıyor. Her şey herkese göre suç olabilir de, olmayabilir de. Fatih Akın’la film çekerken hapishaneye gittik. Oradakilerle tek tek konuştuk. "Her an bir cinnet geçirip, cezaevine girebilirsin"i gördüm. Dışarıda bana göre bir sürü suçlu insan dolaşıyor, "Onlar niye içeride değil"i sorguladım. Sadece suç şu olabilir, kendi vicdanın rahatsızsa bu bir suçtur. İşte filmde de bir anlamda bunu anlatıyoruz

Peki, bu aralar siz en çok hangi konuları sorguluyorsunuz?

- Birçok şeyi sorguluyorum. Geçmişi düşünüyorum. Sonuçta ben de saraylarda büyümedim. Hepimizin bir yırtma şekli oldu. Ben konservatuvara gidip yırttım, Aydanur da pavyona düşüp yırtıyor. Hayat böyle bir şey işte...


Konservatuvara gitmeseydiniz acaba yırtma şekliniz nasıl olurdu, hiç düşündünüz mü?

- Konservatuvara girmeseydim belki öğretmen olacaktım ya da benimle hiç alakası olmayan bir adamla evli olup, birkaç tane çocuk yapacaktım. Bakıcım falan olmayacaktı büyük bir ihtimalle ve her şey üstüme üstüme geliyor olacaktı. Belki de gelmezdi. Çünkü insanoğlu yaşadığı her şeye çok çabuk adapte olabiliyor. Ama iyi ki de benim hayatı yırtma şeklim böyle olmuş.


Yönetmen Erden Kıral bu filmde bir ilki deniyor. Film tamamen doğaçlama çekiliyor... Çok gerçekçi bir film izleyeceğiz...

- Sanırım Türkiye’de ilk defa tamamı doğaçlamadan oluşan bir film çekiliyor. Bizde bir senaryo vardı ama biz bu senaryoyu tamamen tretman olarak kullanıyoruz. Dolayısıyla benim bu filmde yapmak istediğim şey, üstün gerçekçilik. Umarım başarılı olabilirim. Erden Ağabey de çok destek oluyor. Zaten duygusal olarak Erden Ağabey’i çok sevdim. Onu babam gibi görüyorum. Ona biri kötü bir şey söylediği zaman sinirleniyorum. Çünkü kötülük adına hiçbir şeyi hak etmeyen birisi. Ve sette çok profesyonel. Şanslıyım...

Yurtdışında boy göstermek istiyorum

Peki "Yerim portakalı..." dediniz, ortalık karıştı... Altın Portakal ne ifade ediyor sizin için?

- Aslında bu mevzu bu kadar büyüyecek bir şey değildi. Ben artık yurtdışında bir şeyler olsun istiyorum. Oradaki büyük festivallerde boy göstermek, kırmızı halılarda yürümek istiyorum. Ben o heyecanı Cannes’da yaşadım, çok güzeldi. Bu yıl Nuri Bilge Ceylan gittiğinde de çok heyecanlanmıştım. Çok dua ettim. Çok da güzel bir sonuç aldılar. Oraya gitmek muhteşemdi zaten. Çünkü dünyanın kalbi orada atıyor. O yüzden inşallah bir kez daha hem kendim hem de ülkem için oralara gideriz.

Cem’den hiç sıkılmıyorum

Eşiniz Cem Özer de Vicdan filmin uygulayıcı yapımcısı... Yani ortağı olduğu U.S.T.A adlı şirketiyle filmin yapım işlerini yürütüyor. Dolayısıyla sürekli bir aradasınız. Sıkılmıyor musunuz?

- Hayır. O, her şeyden önce benim çok iyi arkadaşım. Her şeyi paylaşıyoruz, çok güveniyoruz birbirimize. Ben onu çok dinlerim, o da beni dinler. Biz asla öyle büyük kavgalar etmeyiz. Kavga ettiğimiz zaman da ben kendime, "Ben bu adamdan şu anda boşanacak mıyım, ayrılacak mıyım, hayır. O zaman abartmanın alemi yok" derim ve işi uzatmam. O zaman ya ben özür dilerim ya da o. Dolayısıyla bizim evde kavga uzamaz ve sesler asla yükselmez.


Kaynak: Superonline
19 Haziran 2008 Perşembe 08:55
Bu sayfayı daha önce 86 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 05 Eylül 2008 Cuma - Kanserin pençesinde!
 05 Eylül 2008 Cuma - Muhteşem filmler vizyonda!
 04 Eylül 2008 Perşembe - Stad-up'çıları çok kızdıracak!
 04 Eylül 2008 Perşembe - İddialı hazırlandılar!
 04 Eylül 2008 Perşembe - Stand-up'çıları çok kızdıracak!
 04 Eylül 2008 Perşembe - Ne hale düştüler!
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Facebook film oluyor
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Kurtlar Vadisi neden başlamıyor?
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Venedik'te ünlü yağmuru!!
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Mansız oyuncu olarak geri dönüyor!
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Mansız geri dönüyor!
 31 Ağustos 2008 Pazar - Stuck filminden ateşli sahneler!
 30 Ağustos 2008 Cumartesi - Ün ve başarıyı nasıl yakaladılar?
 30 Ağustos 2008 Cumartesi - İşte aşık çiftler!
 29 Ağustos 2008 Cuma - Avrupa Yakası'nda şok!
 29 Ağustos 2008 Cuma - Vizyonda bu hafta!!
 27 Ağustos 2008 Çarşamba - Yarışma heyecanı başlıyor!!
 27 Ağustos 2008 Çarşamba - Muro'nun Rus kızı
 27 Ağustos 2008 Çarşamba - Kendinden küçük kızlarla yatakta!!(İzleyin)
 27 Ağustos 2008 Çarşamba - Serinin muhteşem finali geliyor!!!
 26 Ağustos 2008 Salı - Buzağı emzirdi!!
 25 Ağustos 2008 Pazartesi - Muro'nun filmini durdurun
 25 Ağustos 2008 Pazartesi - Hem lezbiyen hem üstsüz
 25 Ağustos 2008 Pazartesi - Üstsüz ve lezbiyen!
 25 Ağustos 2008 Pazartesi - Fransızlar O'na hasta!
 25 Ağustos 2008 Pazartesi - Merakla beklenen 'Kurtlar Vadisi'nde neler olacak?
 24 Ağustos 2008 Pazar - Nihayet itiraf etti!
 24 Ağustos 2008 Pazar - Nihayet itiraf etti!
 23 Ağustos 2008 Cumartesi - Neden göğüslerini tutuyor?
 23 Ağustos 2008 Cumartesi - Psikolojisi bozuk kız olmak!
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (512353 kez izlendi.)
ETEK ALTI SERİNLETELİM Mİ ABLA. (286912 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0648  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta