|
|
O'nunla denizde yaşayacağız!! |
11 yıllık birliktelik ve Demir Demirkan..
11 yıldır Sertab Erener’le birlikte olan Demir Demirkan: 'Bu yaz 20 metre uzunluğunda bir tekne yaptırıyoruz Sertab ile birlikte. Denizin üzerinde yaşamayı istiyoruz.'
'Yolun Yarısı’ adlı yeni albümüyle dinleyiciyle arasındaki perdeyi kaldırdığını söyleyen Demir Demirkan için bu albüm bir milat olmuş. İstanbul’un yoğun şehir hayatından kurtulup Bodrum’da doğa içinde sevgilisi Sertab Erener ile yaşamayı tercih ettiği anlatan Demirkan denizde yaşamayı sevdiği için bir de tekne yaptırdığını söyledi. Demirkan “Bodrum’u tercih etmemizdeki neden orada bir havaalanı olması... Eskiden İstanbul’a geldiğimizde otelde kalıyorduk ve çok zor oluyordu. Şimdi ev tuttuk. Kaldığımız yerin yanından dere akıyor. Cennet bahçesi bir yer” diyor.
‘Yolun Yarısı’ benim için milat
“Eskiden fevri ve agresif bir adamdım. Şimdi öyle değilim” diyen Demir Demirkan dinleyiciyle arasındaki görünmez perdeyi son çıkardığı albümle kaldırdığını söylüyor
13 yaşında gitar çalmaya başlayan ve solo albümlerinin yanı sıra prodüktörlük ve şarkı yazarlığı kariyerini çıkardığı albümlerle devam ettiren Demir Demirkan “Yolun Yarısı” adlı yeni albümünü müzik severlerin beğenisine sundu. Çıkardığı albümünün kendisi için bir milat olduğunu anlatan Demirkan, artık hayatı daha iyi anladığını söyledi.
“Yolun Yarısı” albümünüzün diğer çalışmalarınızdan farkı ne?
Bu albümün öncekinden farkı, 10 tane sözlü parça olması... Geçen albüm çok içe dönüktü. Bu albüm ise çok dışa dönük bir albüm. Daha çok dinleyiciye hitap ediyor.
“Yolun Yarısı” adı yaşınızın ilerlemesiyle ilgili mi?
Evet, 36 yaşındayım. Şiirdeki gibi, yaş 35 yolun yarısındayım mısralarına benzer şeyler de var albümün içinde...
Bir önceki albümünüze içe dönük dediniz; Bu sizin yaşantınızla mı ilgiliydi yoksa başka şeylerden mi etkilendiniz?
Aslına bakarsak ben geçen albümde içe dönük bir albüm yapmak istedim. Özellikle dış dünyanın çelişkisiyle ilgili bir albüm yapmak istedim. Daha önce yazdığım sözlere nazaran bu sözler daha olgun. Çünkü eskiden, dinleyiciyle benim aramda görünmez bir perde vardı. Bu albümde ben de bunu kaldırdım. Bu albümü tek kelimeyle tarif etmem gerekirse, samimiyet ve yakınlık var. Türkiye sınırları içerisinde herkese ulaşmaya çalıştım.
Bu albümü yaparken sizi en çok ne etkiledi ?
Normalde iki senede bir albüm çıkarıyorum ama bu bir sene sonra geldi. Geçen yaz başka bir proje için 1000’in üzerinde türkü dinledim. Daha önce belirli kitlelerle albüm yaparken, burada bütün Türkiye halkıyla temas kurmak istedim ve bir anda içimden sözler gelmeye başladı.
En çok hangi türkü sizi etkiledi?
“Yemen”, “Uzun İnce”, “15 lik, “Kara Toprak” gibi Âşık Veysel’in eserleri... Güldüren de türküler oldu.
Yemen Türküsü’yle ilgili bir değişiklik yaptınız mı?
Çok etkilendim. Söz ve müzik de ki o sadelik ve derinlik beni çok etkiledi. Yemen’i başka bir proje için caz haline getirdik.
Peki, bu türkülere nasıl ulaştınız?
Hasan Saltık aracılığıyla ulaştık. Bir de Ulus Müzik’in topladığı bir arşiv var.
Bu albümün dışında böyle türkü albümü gibi değişik bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz?
Ciddi bir çalışma yapmak gerekir yoksa yazık olur. Mesela, Karadeniz havalarını bilmek sadece onu incelemek değil, ayrıntılı incelemek önemli. Neler neler çıkıyor.
Buna unutulmuş diyebilir miyiz?
Unutulmuş değil de, özellikle popüler kültür takip eden insanların bunu takip ettiğini düşünmüyorum. Bu bir çaba işi... Konservatuvarlarda bu öğretiliyor. Çok fazla unutulmuş değil, sadece popüler olan tarzlar daha çok olduğu için bunlar da arka planda
kalıyor.
Abümün adı gibi yolun yarısını geçtiniz, bakış açınız geçen yıllarla birlikte nasıl bir şekil aldı?
Albümde yolun yarısını daha kinayeli olarak söylüyorum. Aslına bakarsanız kendimle dalga geçiyorum. Bunu milat olarak kabul ediyorum. Hayat güzel ve korkutucu değil. Eskiden fevri ve agresif bir adamdım. Şimdi öyle bir adam değilim. Olaylara daha iyi bir gözle bakıyorum. Belirsizlik hoşuma gidiyor. Çünkü ben risk almayı seven bir insanım.
Bu belirsizlik korkudan ziyade neşeye dönüştüğü zaman, bir şekilde daha iyi bir hayatın oluyor.
‘Çocuk planımız yok’
Özel hayatınızda birlikte olduğunuz Sertab Erener ile de ortak çalışmalarınız var. Evlilik ve çocuk yapma isteği yok mu?
Yok, Sertab ile 11 yıldır birlikteyiz. Çocuk yapma konusunda bambaşka fikirlerim var. Biz 5 kardeşiz, o yüzden ben kimseye çocuk yapmayın diyemem. O duyguyu ailemle yaşıyorum. Babamla ve annemle aynı zamanda dostuz. Etrafıma, kendime baktığım zaman, egomu tatmin etmek için mi çocuk yapmam gerekiyor diyorum. Ben bir varlığın sorumluluğunu alacak yapıda kendimi görmüyorum. “Artık çocuk yapman gerekiyor” diyen tipler vardır ya, niye kardeşim benim çocuk yapmam gerekiyor? Ben bunu anlamıyorum. Ama bunu yapmak için niyet olması lazım. Tam olarak karar verirsek, içimizdeki her şeyin net olması lazım.
Evlat edinme konusuna nasıl bakıyorsun?
İşte bu da bana daha mantıklı geliyor. Evlat edinmek gibi bir araştırmam yok ama herhalde herkese çocuk vermezler diye düşünüyorum.
Bodrum’a taşındınız ve İstanbul’a gelip gitmeniz zor olmuyor mu?
İş için buraya geliyoruz. Bodrum’u tercih etmemizdeki neden orada bir havaalanı olması... Eskiden İstanbul’a geldiğimizde otelde kalıyorduk ve çok zor oluyordu. Şimdi ev tuttuk ve işimiz kolaylaştı. Kira daha iyidir. Bir yerlere saplanıp kalmıyoruz. İkimizde de doğa özlemi var. Kaldığımız yerin yanından dere akıyor. Cennet bahçesi bir yer. İstanbul’daki evimiz de öyleydi ama trafiğe girdiğinizde tokat yemiş gibi oluyorsunuz.
Sertab Erener, Uzak Doğu felsefesi ve Çin çayı seramonisine ilgi duyan birisi siz de ilgi duyuyor musunuz?
Biz beraber o işin içindeyiz, birlikte öğrendik. Sertab etrafa yaymaya çalışıyor. Ben o felsefeyi kendi içimde yaşıyorum. O felsefenin içinde inceliğe mükemmeliğe ulaşma çabası var. Kendini dinliyorsun ve mükemmelleş-tiriyorsun. Sevdiğimiz bir şey olduğu için çok seviyoruz. Ama ben Çin çayından daha çok Japon çayını seviyorum. O daha teferruatlı.
Dövüş sanatlarına ilgi duydunuz mu?
Bir ara yaptım. 1969’da Çin’de şampiyon olmuş bir Çinli hocam vardı. Ama devam etmek gerekiyordu. Kung fu yapıyorduk. Ama sonra bıraktık tabii...
‘Risk almayı seven bir adamım’
Yapmak isteyip de yapamadığınız bir şey var mı?
Denizde yaşamak istiyorum. Ama bir türlü bu yaşayış tarzını denize taşıyamadık. Ama olacak. Bu yaz 20 metre uzunluğunda bir tekne yaptırıyoruz Sertab ile birlikte... Bodrum’da yaşamak yerine teknede yaşarız. İnşallah olacak. Yıllardır çabaladım bir şey bu.
Maliyeti ne oldu?
Tek isteğin olduğu zaman hayatta, maliyeti önemli olmuyor.
En büyük korkunuz nedir?
Bilmiyorum, eskiden sorsan bir ton şey söylerdim sana ama şimdi korkum yok.
Oyunculuk yapmayı düşünüyor musunuz?
2002’de “Beşi Bir Yerde” isimli bir dizi çektik. Dizi çok zaman alan bir iş. Onu yaparsan, müziği yapamazsın. Çok zor bir iş... Dizi müziği yapmak bile çok zaman alan bir iş. Yeni bir tane film müziği var. Onun müziğini yapıyorum. Filmin ismi “Devrim Arabaları”... 1961’de otomobil yapmak için girişim olmuş. İki tane araba yapmışlar. Yapılan araba hâlâ çalışıyor. Tabii, politik olaylar da var. Filmi izleyince görecekler. Türkiye’nin “Neden bu durumdayız?” diyeceği bir çalışma...
Kaynak: Superonline
|
| 07 Temmuz 2008 Pazartesi 10:55 |
| Bu sayfayı daha önce 17 kişi görüntüledi. |
| Geri |
| Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar |
05 Eylül 2008 Cuma - İşte o unutulmaz şarkı! 04 Eylül 2008 Perşembe - İki büyük sürpriz geliyor! 03 Eylül 2008 Çarşamba - Sonunda Tuba'yı kaptı! 03 Eylül 2008 Çarşamba - Olay kadın evrim geçirdi! 02 Eylül 2008 Salı - Yalın'dan büyük destek 02 Eylül 2008 Salı - Ünlülerin fiyatları inanılmaz!! 02 Eylül 2008 Salı - Büyük destek! 02 Eylül 2008 Salı - Mini şortuyla karşınızda! 01 Eylül 2008 Pazartesi - Böyle evrim geçirdi!! 31 Ağustos 2008 Pazar - Bornozla uçağa bindi!! 30 Ağustos 2008 Cumartesi - Sarışınız ama aptal asla değiliz! 29 Ağustos 2008 Cuma - İnanılmazzz!!!! 28 Ağustos 2008 Perşembe - Aşırı islamcılar O'nu istemiyor 28 Ağustos 2008 Perşembe - İşte Gülben Ergen'in yeni klibi!! 27 Ağustos 2008 Çarşamba - 'Hepsi' yalan!!! 26 Ağustos 2008 Salı - Hadise sararmış! 25 Ağustos 2008 Pazartesi - İşte o muhteşem görüntüler!! 25 Ağustos 2008 Pazartesi - Nihat'ın Didem aşkı türkü oldu! 24 Ağustos 2008 Pazar - Muhteşem iki ses birleşecek... 23 Ağustos 2008 Cumartesi - Yarı çıplak! 21 Ağustos 2008 Perşembe - Yalın'dan Hande'ye bombardıman! 20 Ağustos 2008 Çarşamba - Jennifer sahnelere böyle dönecek! 20 Ağustos 2008 Çarşamba - İngiltere'yi yine sallayacak! 19 Ağustos 2008 Salı - Dev düet geliyor! 19 Ağustos 2008 Salı - Britney'in yeni planı! 19 Ağustos 2008 Salı - İslamcılar O'nu istemiyor! 19 Ağustos 2008 Salı - Ünlü türkücü kaçırıldı 19 Ağustos 2008 Salı - Ünlü türkücü kaçırıldı 18 Ağustos 2008 Pazartesi - Vanesa bile benim gibi kıvıramaz! 17 Ağustos 2008 Pazar - Yakında nikah masasında!
|
|
|