Ağırnas’ta bu yaz yoğun bir sanat mesaisi yaşandi. Kültür başkenti olma yolunda adım..
Dehlizleri, mağaraları ve yer altı zenginlikleriyle yaklaşık 3000 yıldır Anadolu insanına yurt olan Ağırnas, tarihindeki zenginliklerle, günümüzün motiflerini biraraya getirerek kültür merkezi olma yolunda hızla ilerliyor.
Mimar Sinan’ın da doğduğu köy olan ve 'Ağırnas olmasaydı, ben de olmayacaktım. Beni köyüm yetiştirdi' sözleriyle anlattığı Ağırnas için, Belediye Başkanlığı ve Çekül biraraya geldi. Bu amaçla düzenlenen yaz çalışması, 4-14 Temmuz 2007 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Bu çalışmada, Mimar Sinan Üniversitesi heykel öğrencilerinden Damla Uz ve Tolga Boğatur, kentte bulunan motif ve sembollerle, bilgi birikimlerini harmanlayarak heykeller hazırladılar.
Çalışmasında inek figürünü ön plana çıkaran Damla Uz, 'İneğin, yüzyıllardır bu coğrafyada bereket ve bolluk sembolü olduğunu biliyorum Geçmişiyle yaşayan Ağırnas’a bu coğrafyanın geçmişinde de bugününde bulunan, muhtemelen geleceğinde de olacak bir sembolün heykelini bırakmak istedim' diye konuştu. Tolga Boğatur ise 'İnsanlara geçmişini anlatmak ve tarih bilincini aşılamak istiyoruz. Bunun en güzel yolu kuşkusuz sanat. Bu amaçla iki grifon heykeli yaparak,onları bu fikrin ve bu güzel yörenin bekçileri haline dönüştürmek istedim' dedi.
Heykel öğrencileri, yörenin sertifikalı taş ustalarıyla da biraraya gelip fikir alışverişinde bulundular. Ayrıca yörenin kültür elçisi olan çocuklarına kendi heykellerini yapma ve boyama konusunda da yardımcı oldular.
Kaynak: Superonline
|