|
|
Balık nasıl alınır ve saklanır? |
Balığın tazeyken veya tazeliğini muhafaza ederken tüketilmesi gerekir. Bu nedenle dondurulacak balığın da satın alınırken taze olması gerekir.
Yapacağınız yemeğin tatlı ve sağlıklı olması için balığın alınmasının ve saklanmasının çok iyi bilinmesi gerekir, çünkü kırmızı etlerde olduğu gibi uzun süre dinlendirilmeye ve terbiyeye gelmez.
Taze balığın görünüşü son derece canlı olur. Taze balık ile bayat balığı aşağıdaki farklılıkları ile anlıyabiliriz.
1. Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanmaya başlar ve daha sonra içeri çöker.
2. Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklarda bayatlamaya başladıkça derisinin parlaklığı azalır ve özellikle karın tarafında buruşmalar meydana gelir. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Halbuki bayatlamış balıklarda bu iz kalır. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler.
3. Taze balığı başından tutup kaldırınca kuyruğu aynen tepsideki gibi dimdik kalkar. Halbuki bayat balığı bu şekilde kaldırınca kuyruk kısmı aşağı doğru sarkar.
4. Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir. Ancak bazı balıkçıların solungaçları kırmızı mürekkep ile boyadklarını belirtmek lazım. Solungaçlardan aşağı doğru akan kırmızı sıvıyı çok kişi kan zannedersede aslında bu mürekkeptir. Böyle bir aldatmacaya başvuran tezgahtan kesinlikle balık alınmamalıdır.
5. Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar.
6. Pullu balıkların pulları tazeyken vücuda sıkıca yapışıktır. Elimizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir.
BALIĞIN ALINMASI KADAR SAKLANMASI DA ÇOK ÖNEMLİDİR
Balıkları dondurmadan önce hafifce tuzlamakta yarar vardır. Eti diriliğini muhafaza eder.
Balıkları donmuş olarak muhafaza ederken dikkat edilecek önemli bir husus ta çözülmüş balıkları tekrar dondurmamaktır.
Balıklar genelde oda sıcaklığında(20oC) 20 saat süre ile tazeliklerinden bir şey kaybetmeden durabilirler. Bu kış ayları için geçerli olup yaz aylarında klimasız mahallerde bu süre oldukça kısalır. Eğer bu süre 20 saati geçecekse muhakkak temizlenip buzdolabına konulmalıdır. Buzdolabının +5oC’lık hacminde 3 gün, tek yıldızlı buzdolaplarının buzluklarında ki, buranın sıcaklığı 0 ila -5oC arasındadır, 14 gün saklanabilir. Daha uzun süreli saklamalar muhakkak üç yıldızlı buzdolaplarının -18oC’lık “deep-freeze”lerinde veya bağımsız “deep-freeze”lerde yapılmalıdır. Deep-freeze”lerde saklama süreleri hamsi, sardalya gibi küçük balıklar için 3 ay, 3 ila 4 adedi bir kilo gelen çipura,lüfer gibi balıklar için 5 ila 6 ay. Beheri 1 kilodan büyük balıklar için ise 6 ila 8 aydır. -25oC’lık “deep-freeze”lerde ise bu süre yaklaşık %50 artar.
Balıkların dondurulmadan önce temizlenmesi gerektiğini belirtmiştik. Ancak hamsi, sardalya ve gümüş gibi balıklar bunun istisnasıdır. Bu balıkların temizlenmeden saklanması gerekir. Dondurduğunuz balıkları çözdüğünüz taktirde tekrar dondurmamalısınız bakteri üremesi açısından sakıncalı olabilir. Bu nedenle donduracağınız balıkları aile nüfüsunuza göre iki veya üç kişilik porsiyonları içeren öğünlere bölerek dondurmak yukarıdaki problemin halli için tavsiye edilir. Balığı dondurmadan önce porsiyonlara bölüp aluminyum folyo veya asetat ile ambalajlamalı, ve üzerine balığın cinsini, dondurulduğu tarihi içeren bir etiket (stiker) yapıştırmalısınız. Ambalajları önce buzdolabının 0 ila +5oC’lık bölümünce birkaç saat soğutmalı, bilahare derin dondurucuya koymalısınız. Bu işlem esnasında derin dondurucunuzu “şoklama” konumuna getirmelisiniz.Balığı çözeceğiniz zaman ise, iri balıkları buzdolabının normal kısmına alıp bir gün dinlendirerek çözebilirsiniz. Haşlanmış küçük karidesleri ise hemen sıcak suya atabilirsiniz.
Kaynak: Superonline
|
| 02 Ekim 2008 Perşembe 16:10 |
| Bu sayfayı daha önce 36 kişi görüntüledi. |
| Geri |
| Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar |
23 Kasım 2008 Pazar - Havuçlu Kek 21 Kasım 2008 Cuma - Kremalı Kadayıf topları 21 Kasım 2008 Cuma - 'Kestane Kebap' 21 Kasım 2008 Cuma - Yumurta sağlığa faydalı mı? 21 Kasım 2008 Cuma - Balığın yanına yakışan soslar 21 Kasım 2008 Cuma - Küçük tabaklardaki büyük lezzetler! 21 Kasım 2008 Cuma - Acem Pilavı 21 Kasım 2008 Cuma - Kaşık salatası 20 Kasım 2008 Perşembe - Demirhindi şerbeti içtiniz mi ? 20 Kasım 2008 Perşembe - Havuç Çorbası 20 Kasım 2008 Perşembe - Köfteli Ispanak 20 Kasım 2008 Perşembe - Şeftali Kurabiye 20 Kasım 2008 Perşembe - Fırnee nedir? 20 Kasım 2008 Perşembe - İştahı kesen yiyecekler 19 Kasım 2008 Çarşamba - Zeytinin sırları... 19 Kasım 2008 Çarşamba - Tarihi lokantalar 19 Kasım 2008 Çarşamba - Dut kurusu hoşafı 19 Kasım 2008 Çarşamba - Kestaneli ve pastırmalı lokma 19 Kasım 2008 Çarşamba - Fırında Makarna 19 Kasım 2008 Çarşamba - Kış çorbası 19 Kasım 2008 Çarşamba - Yufkalı zarf böreği 18 Kasım 2008 Salı - Kazan kebabı 18 Kasım 2008 Salı - Pişmaniyeli Soğuk Pasta 18 Kasım 2008 Salı - Prtik bilgiler!! 17 Kasım 2008 Pazartesi - Bu içecek cinsel gücü artırıyor! 17 Kasım 2008 Pazartesi - Kolay İşkembe Çorbası 17 Kasım 2008 Pazartesi - Sıcak saatler!! 17 Kasım 2008 Pazartesi - Bayatlamayan Elmalı Kek 16 Kasım 2008 Pazar - Etimekli patlıcan salatası 16 Kasım 2008 Pazar - Ta-Do-Şe Çorba
|
|
|