ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Programlar Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  23 Kasım 2008 Pazar 18:42

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Gelecek 1 Sene içerisinde Laptop almak istiyormusunuz?
Evet alacağım
Hayır almayacağım
Fiyat düşmesini bekliyorum
2. Planda Düşünüyorum
Masaüstü Bilgisayarımdan vazgeçmem
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

Genel
 Ana Sayfa » Kadın » Sağlık
  Ramazanda nasıl beslenelim?
Ramazanda nasıl beslenelim?Ramazan ayını sağlıklı ve kilo almadan geçirmenin yolu doğru beslenme kurallarını uygulamaktan geçiyor.

Ramazan ayının gelmesiyle oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısı birdenbire değişiverir. Üç öğün olan günlük beslenme iki öğüne düşer. Kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işi börek ve tatlı tüketimi artar. Bunun yanı sıra meyve ve sebze tüketimi azalır. Oysa unutmamak gerekir ki, günlük alınması gereken vitamin, mineral, karbonhidrat, yağ ve protein oranları ramazan ayında aynı miktarda alınmalı.
Peki doğru beslenme nedir? Öğünlerde tüm besin gruplarını (yeterli miktarda et, süt ürünleri, meyve, sebze, yağ, şeker ve tahıl gibi) orantılı bir besleme programı içinde bir arada yemek, lif alımı için sebze ve meyveyi mutlaka tüketmek, günde en az 1.5 litre su içmek, tahıl ve kuru baklagilleri ihmal etmemek, az ve sık yemek ve lokmaları azar azar alıp yavaş çiğnemektir.

Oruç ve beden sağlığınız
Oruç sırasında sağlıklı beslenme kadar vücutta yaşanan değişimler konusunda da bilinçli ve dikkatli olmak gerekiyor. Beslenme düzeninin birdenbire değişmesi orucun ilk günlerinde kan şekerinin düşmesi, vücut ısısının azalması, üşüme, başağrısı, uyku hali ve halsizlik gibi sorunların yaşanmasına neden olabilir. İşte bu nedenle iftarda mideye aşırı yüklenmeyip doğru beslenmek gerekiyor. Zaten vücut ritmi bu tempoya kısa sürede alışıp uyum sağlayacaktır. Beyin çok ince ve hassas bir şekilde, sindirim sistemi,şeker düzeyi,yağ metabolizması gibi vücudun çeşitli işlevlerine ayar yapar. Beslenme düzeyi ve ruhsal duruma göre daha farklı bir fizyolojik durum ve işleyiş mekanizması devreye girer. İçimizdeki kozmik zeka, her yeni bedensel ve ruhsal duruma göre yeni ayarlar ve taktikler geliştirir.
Ramazan, doğru beslenildiği takdirde sürekli çalışan bedenimizin toksin atılımını sağlamak için iyi bir fırsattır. Vücut, bu dönemde zararlı fazlalıkları atarak kendini yeniler, mide-bağırsak sistemi istirahate çekilir, gün içersinde alkol ve sigara alımı olmadığı için vücuttaki kan temizlenir, ciğerler yenilenir. Özellikle karaciğer hem dinlenir, hem de kendini yeniler. Sürekli yeme alışkanlığından kaynaklanan obezite rahatsızlığından yakınanların vücutları dinlenir ve düzenli beslenme alışkanlığı için bir fırsat doğar.
Ancak diabet, yüksek tansiyon, oniki bağırsak ülseri ve kalp hastalıklarından yakınanların ve diğer organik rahatsızlıkları olanların oruç tutması sakıncalı.

Nasıl beslenmeli?
İftarda gün boyu aç kalan midenin herhangi bir besini kabul etmesi için seçilmesi gereken ilk besin su. Oruç, su ve hurma ile açılıp besleyici bir çorba, peynir ve pide ile devam etmeli. Ara verip ana öğünde et, salata, sebze ve komposto gibi çeşitler yenilebilir. Ara verip biraz kuruyemiş, sütlü tatlı ya da meyve yenilmeli. Veya bir dilim börekle çay keyfi yapılabilir. İftar ile sahur arasında uzayan zaman diliminde mutlaka iki ara öğün olmalı. Yani Ramazan beslenme alışkanlığı 2 ana öğün ve 2 ara öğün şeklinde olmalı. Sahur atlatılmaması gereken bir öğün. Doyurucu, hafif, besleyici ve enerji veren yiyecekleri içermeli. Zengin bir kahvaltı şeklinde olabilir, ya da çorba, pilav, makarna, hoşaf, sütlü tatlılar, çorba, yoğurt ve meyve gibi besinler yenilebilir. Susuzluğu artırıcı besinler yenilmemeli ve sahur susamayı önleyeceği için öğün mutlaka çayla tamamlanmalı.

Bünyenizi C vitamini ile güçlendirip kış hastalıklarından korunun
Havaların soğuması ve hızlı kışa geçiş döneminde bünye değişime uyum sağlamakta zorlanır ve bağışıklık sistemi zayıflar. Hal böyle olunca kış hastalıklarına davetiye çıkar. Bu durum oruç tutanlar için ekstra bir risk oluşturabilir. Kışa bol C vitamini alarak hazırlanmakta yarar var. 80-90 gramlık 1 kivi 60 mg C vitamini içerir. Bu oran günlük C vitamini gereksinimi için yeterlidir. İftar ve sahur arasındaki ara öğünlerde bol kivi, portakal suyu, domates, sivribiber ve kuşburnu gibi C vitamini içeren gıdaları tüketin. Bitkisel buğular yaparak solunum sisteminizi dezenfekte edin. Bunun için 6-7 damla okaliptüs yağı ve yarım tatlı kaşığı zerdeçalı 2 litre kaynar suya atın. Başınızı havlu ile örtüp buğu yapın.
Bitkisel çaylar için. Ihlamur, zencefil ve kuşburnunu 2 dakika kaynatıp 3 dakika dinlendirin.Ilık olarak için.

Şifa kaynağı hurmayı sofranızdan eksik etmeyin
İftar sofrasının vazgeçilmez meyvesidir, hurma. Tarihi insanlık kadar eski olup kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere birçok rahatsızlığa iyi gelir. Hurma, lif, mineral ve fenol açısından zengindir. İçeriğinde potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir bulunur. Ayrıca bitkisel doymamış yağ da içerir. Gün boyunca aç olan bir bünye için dengeleyici ve besleyici çok sayıda değerli maddelere sahiptir. İftarların hurma ile açılması bir tesadüf değil, çok mantıklı bir beslenme alışkanlığıdır. Hurmadaki doğal şeker düşük kan şekerinin doğal yolla yükselmesi için uygun bir başlangıçtır. Hurma, bedeni ve zihni geliştirir, boğaz ağrıları, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı hastalıklarına iyi gelir. Düzenli olarak yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıklarından korur. Ancak günde 3-4 kuru hurmayı aşmamaya özen gösterin.

Kalsiyum ve magnezyumlu gıdaları ihmal etmeyin
Oruç esnasında bazen hatalı veya eksik beslenmeye bağlı olarak kalsiyum ve magnezyum gibi vücut için çok önemli minerallerin eksikliği sözkonusu olabilir.Kasların kasılması, beyin-sinir iletişimini sağlayan sıvılar, kanın pıhtılaşması kalsiyum miktarına bağlıdır. Eksikliği halinde yüksek tansiyon, kemik defoları ve kemik erimesi gibi hastalıklar ortaya çıkar. Kalsiyum miktarı azaldığı zaman kas krampları olabilir. Süt ve sütlü ürünler, lahana, karnabahar, brokoli, ıspanak, turp, yeşil lifli sebzelerde bulunur. Magnezyum, vücuttaki enzim fonksiyonlarında önemli rol oynar. Magnezyum miktarının düşüklüğünde yüksek tansiyon ve böbrek taşı gibi şikayetler artar. Eksikliği halinde ise fiziksel ve zihinsel yorgunluk, kas krampları, iştahsızlık, uykusuzluk ve sinirlilik gibi belirtiler başlar.Yeşil sebze, kuruyemiş ve tam tahıllarda bulunur.

Çekirdek deyip geçmeyin
Bu küçücük çerezliklerin sağlığımız için yararları dev boyuttadır. Kalbi koruyucu maddeler içerir. Cildi gençleştirir, kırışıklıkları önler. C vitamini dışında pek çok vitamin özellikle de E vitamini ve pekçok minerallere sahiptir. Ayrıca içeriğinde çok az bitkide rastlanan D vitamini bulunur. A, E, K ve B grubu vitaminlerince zengin olup protein, kansızlığı önleyici folik asit, çinko, bakır, demir ve vücut için çok önemli olan 8 amino asite sahiptir. Ramazan?da ara öğünlerde tuzsuz ayçekirdeği veya kabak çekirdeği yiyin. Günde 1 avuç kadar yiyebilirsiniz. Dilerseniz çekirdekleri soyup ufalayın ve çorba, salata ya da makarnanın üzerine serperek yiyebilirsiniz. Kabak çekirdeği, bağırsak salgıları, böbrek ve cilt işlevine yardımcı olur. Çekirdekte vücut için çok gerekli B1, B2, B3, B5, B6 ve E vitaminleri bulunur. Kabak çekirdeği yağında diş çürümelerini engelleyen bir madde vardır. Ayrıca içeriğindeki çinko sayesinde prostata iyi gelir.

Sahurda yeşil elma yiyin
Yeşil elmanın tok tutucu özelliği vardır. Elmanın kabuğunda bulunan pektin maddesi tokluk hissini uyarıcı özellikler içerir. Bu nedenle uzmanlar onun sahurda kabuğu ile yenilmesini öneriyorlar. Elma, C, PP, B1, B2 ve A vitaminleri ve potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, bakır, iyot, çinko ve manganez gibi mineraller içerir. Ayrıca pektin gibi sağlığımız için çok değerli besinsel değerlere sahiptir. Elma, bağırsak sistemini düzenler, gerginliği azaltır, kolesterolü düşürür. Şeker oranının düşük olması diyet programlarında tercih edilmesine neden olur. iDiabet ve damar sertliğine karşı yararlıdır. Eskilerin ?günde bir elma doktoru uzaklaştırır? sözü bir tesadüf değildir. Elma tek başına pek çok sağlık sorununa yararlı olmanın yanı sıra cilt güzelliğinin de ilacıdır. Elma yüzyıllar boyunca gençleştirici bir meyve olarak bilinir. Bu nedenle siz de hergün bir elma yiyin. Oruç tutuyorsanız sahuru bir yeşil elma ile tamamlayın.

Bitkisel çay için
Pek çok kişi Ramazan?da açlık ve susuzluktan ziyade uyku eksikliğinden ya da bölünmesinden yakınır. Oysa kaliteli bir uyku ertesi gün zinde bir şekilde yataktan kalkmanızı sağlar. Hiçbir şey kesintisiz ve derin bir uyku kadar beyni ve bedeni dinlendiremez. Ağır bir iftardan sonra çöken rehavetle uyumak uykusuzluğa davetiye çıkarır. İftardan sonra koyu çay ve kahve içmek de uykuyu olumsuz etkiler. Yatmaya yakın ağır yemek yemek mideyi rahatsız edip uykuyu geciktirir. İyi bir uyku için iftardan sonra yürüyüş yapın ve yatmadan evvel mutlaka gevşetici bitkisel çaylar için. Piyasada bulunan gevşetici hazır çayları içebilirsiniz. Dilerseniz evde kendiniz hazırlayabilirsiniz. Bunun için; 1 tutam papatya, 1 çay kaşığı anason, 7-8 yaprak melisa ve 1 çay kaşığı rezeneyi 1 su bardağı suya ilave edip kaynatın. 3-4 dakika dinlendirip bal ile tatlandırarak için. Günde 1-2 kez içebilirsiniz. Her seferinde taze olarak yiyin.




Kaynak: Superonline
26 Ağustos 2008 Salı 11:07
Bu sayfayı daha önce 76 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 23 Kasım 2008 Pazar - Havuçlu Kek
 21 Kasım 2008 Cuma - Kremalı Kadayıf topları
 21 Kasım 2008 Cuma - 'Kestane Kebap'
 21 Kasım 2008 Cuma - Yumurta sağlığa faydalı mı?
 21 Kasım 2008 Cuma - Balığın yanına yakışan soslar
 21 Kasım 2008 Cuma - Küçük tabaklardaki büyük lezzetler!
 21 Kasım 2008 Cuma - Acem Pilavı
 21 Kasım 2008 Cuma - Kaşık salatası
 20 Kasım 2008 Perşembe - Demirhindi şerbeti içtiniz mi ?
 20 Kasım 2008 Perşembe - Havuç Çorbası
 20 Kasım 2008 Perşembe - Köfteli Ispanak
 20 Kasım 2008 Perşembe - Şeftali Kurabiye
 20 Kasım 2008 Perşembe - Fırnee nedir?
 20 Kasım 2008 Perşembe - İştahı kesen yiyecekler
 19 Kasım 2008 Çarşamba - Zeytinin sırları...
 19 Kasım 2008 Çarşamba - Tarihi lokantalar
 19 Kasım 2008 Çarşamba - Dut kurusu hoşafı
 19 Kasım 2008 Çarşamba - Kestaneli ve pastırmalı lokma
 19 Kasım 2008 Çarşamba - Fırında Makarna
 19 Kasım 2008 Çarşamba - Kış çorbası
 19 Kasım 2008 Çarşamba - Yufkalı zarf böreği
 18 Kasım 2008 Salı - Kazan kebabı
 18 Kasım 2008 Salı - Pişmaniyeli Soğuk Pasta
 18 Kasım 2008 Salı - Prtik bilgiler!!
 17 Kasım 2008 Pazartesi - Bu içecek cinsel gücü artırıyor!
 17 Kasım 2008 Pazartesi - Kolay İşkembe Çorbası
 17 Kasım 2008 Pazartesi - Sıcak saatler!!
 17 Kasım 2008 Pazartesi - Bayatlamayan Elmalı Kek
 16 Kasım 2008 Pazar - Etimekli patlıcan salatası
 16 Kasım 2008 Pazar - Ta-Do-Şe Çorba
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (96619 kez izlendi.)
afyon oyun havaları (40562 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0955  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta