ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Programlar Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  04 Aralık 2008 Perşembe 02:23

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Gelecek 1 Sene içerisinde Laptop almak istiyormusunuz?
Evet alacağım
Hayır almayacağım
Fiyat düşmesini bekliyorum
2. Planda Düşünüyorum
Masaüstü Bilgisayarımdan vazgeçmem
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

Genel
 Ana Sayfa » Kadın
 Alt Kategoriler
  ‘Kaçan kovalanır’ durumu ne kadar doğru?
‘Kaçan kovalanır’ durumu ne kadar doğru?Aşkta ‘kaçan kovalanır’ durumu abartılı şekilde yaşanıyorsa duygusal tacize uğruyor olabilirsiniz.

Bu tür bir duygusal taciz hemen fark edilmez. İlişki içinde kurban “hiç memnun olmayan taraf”, tacizci ise “bunaltılan kişi” konumundadır.

Bir an ayağınızı yerden kesen jestler yapıp sonrasında yokmuşsunuz gibi davranıyorsa, bir saat önce evlenme teklif edip sonra “Ayrılalım” diyorsa, her fırsatta eski ilişkilerini anlatıyorsa, sizi sürekli eleştirip iğneleyici laflar ediyorsa; duygusal tacize uğruyor olabilirsiniz...

Medical Park Fatih Hastanesi Klinik Psikoloğu Sinem Demir; ‘duygusal taciz’in kurbanı olmamanız için duygusal tacizin nedenlerini ve çeşitlerini açıkladı.

Bir ilişkide belirsizlik hissinin aşırı düzeyde olması, karşınızdaki kişinin size karşı tutumunun aşırı-sert çıkışlarla aşırı ilgi arasında gidip gelmesi, zeminde ‘duygusal taciz’ olduğunu düşündürebilir.
Belirsiz mesajlar vererek ‘bir kaçan bir yaklaşan’ birine karşı ‘hoşlanma’ benzeri duygular hissedilmesinin temelinde ise belirsizliğin yarattığı kaygı olabilir. Bir mesajın ardından tam tersi mesajın verilmesi, kaygı ve duygusal karmaşa yaratır. Kaygı, o kişiyi düşünme süresini uzatır; çünkü ne olup ne bittiğine anlam vermeye çalışırsınız. İlişkideki belirsizliğin yarattığı ‘kaygı ve öfke’ benzeri hislerin ‘heyecan’ duygusuyla yanlış bir şekilde karıştırılması, ‘hoşlanma’ duygusu olarak yorumlanabilir. Yakın ilişkilerdeki bu ‘belirsizlik yüklü’ haller, gerçekten kişinin kendi kaygı düzeyiyle mi ilgili, yoksa karşısındakiyle mi? Bunu daha kolay anlamak için ‘duygusal taciz’i düşündürebilecek durumları bilmek gerekir.

İşte ‘duygusal taciz’i düşündürebilecek durumlar:

TUTARSIZ TEPKİLER: YA ÇOK İLGİLİ YA ÇOK İLGİSİZ!
Sizin de ilgi duyduğunuz ve size ilgisi olduğunu gösteren bir kişi, bir süre sonra tam tersi tepkiler verebilir. Bu durumda normal olarak, onun ilgisinin köreldiğini düşünür ve geri çekilirsiniz. Duygusal taciz durumunda; karşınızdaki kişi, aşırı ilgi ile aşırı ilgisizlik arasında gidip gelir. “Size ve ilişkiye dair verdiği mesajlar tutarsızdır; uzun süreli ilişki yaşamak/evlenmek istiyorum-istemiyorum, seni çok beğeniyorum-beğendiğim insan sana benzemiyor, evlilik olursa ancak seninle olur-evlensem bile bu seninle olmaz” gibi...

ESKİ AŞKLARINI ANLATIR DURUR
Duygusal taciz durumunda, (hayali veya gerçek) ‘diğerleri’ sıklıkla gündeme gelir: Sürekli olarak (size benzemeyen) beğendiği fiziksel özelliklerden söz etmesi, daha önceki ilişkilerine dair duygu/anılarını sıklıkla gündeme getirmesi (özellikle olumlu olanları), sizin daha önceki ilişkilerinizden sürekli olarak ‘bir suçlama’ sebebi olarak söz etmesi…

AŞAĞILAYICI ŞAKALARLA EZMEYE ÇALIŞIR
Kimi ilişkilerde şaka yollu eleştiriler bir ilgi ifadesi olabilir; bu da bir iletişim şeklidir. Duygusal tacizde ise eleştiri ve şakaların ‘aşağılama’ ile ilişkili olduğu fark edilir. İğneleyici ve aşağılayıcı laflar söylemek (yalnızken veya başkalarının yanında), sözel olarak veya bakışlarla azarlamak, tamamen görmezden gelmek, sürekli eleştirmek... Birlikte gittiğiniz arkadaş veya aile toplantıları sonrasında genellikle ‘dayak yemiş gibi’ ve yalnız hissedersiniz. Bu konudaki sıkıntınızı ifade etmeniz de durumun tekrarlanmasına engel olmaz.

İLİŞKİ ONUN DUYGU DURUMUNA GÖRE ŞEKİLLENİR
Duygusal tacizin yaşandığı ilişkilerde; ilişkideki ‘keyif ve haz’ benzeri (kısa vadeli) olumlu hisler, tamamen karşıdaki kişinin duygu-durumuna göre belirlenir. O keyifliyse; hemen hiç yapmadığı kadar güzel laflar sarf edebilir, ayaklarınızı yerden kesecek jestler yapabilir. Sizin keyifli veya keyifsiz olmanız ise; onun duygu-durumunda ‘sıkıntı yaratıp yaratmama’ anlamında önemli olur. Siz keyifsizseniz, onun da canını sıkmış olursunuz. Keyifli olmanız, eğer o da keyifli ise anlamlıdır.

TÜM OLUMSUZLUKLARIN SUÇLUSU SİZSİNİZ!
Sizin ilişkideki konumunuz ‘hiç memnun olamayan’ iken, karşınızdaki ‘sürekli sizin tarafınızdan bunaltılan’ taraf olur. Ona ‘gerçekte ve duygusal olarak’ sadece o ‘izin verdiğinde’ ulaşmak, ‘yalnız hissetmek’ gibi hislerinizin tek sorumluluğu, sizin ‘evhamlı’ olmanıza, ‘yanlış yorumlamanıza’ bağlanır. İlişkideki sorunlarla ilgili kaygılarınızda hep kendinizi suçlar ve olumsuz hislerinizi sürekli kendi kendinize dindirirsiniz.

KÖRÜ KÖRÜNE BAĞLANILAN OTORİTE
Duygusal taciz, kolaylıkla fark edilmez! ‘Heyecan’ yüklü olumsuz duyguların arasında, ‘kısa süren ve yoğun’ olumlu duyguların yaşanması; bir tür ‘koşullanma’ yaratır ve ilişki ‘körü körüne bağlılık’ boyutunda devam eder. Size düşen rol, ‘ondan ilgi bekleyen, onu memnun etmesi gereken uslu bir çocuk’ olmaya başlar. Karşınızdaki ise ne zaman azarlayacağı, eleştireceği, ulaşılabileceği belli olmayan bir ‘otorite’ oluverir.

FARK ETMEK VE SONRASI
İlişkinin temelinde duygusal taciz olduğunu fark etmek, genellikle ‘şoke edici’ bir olayla gerçekleşir. Nispeten ciddi bir hastalık durumunda en ufak düzeyde alaka göstermemek bile ‘şoke edici’ bir fark edişe sebep olabilir. Bir duygusal tacize maruz kalma durumu, ‘kurban, mağdur’ olmanın ötesinde değerlendirilmelidir: Bu tür bir ilişki örüntüsü daha önceki yakın ilişkilerde (ve aile ilişkilerinde) tekrarlandı mı, hangi koşullarda böyle bir ilişki yaşandı, bunu göz önünde bulundurmak gerekir.

Duygusal tacizin fark edilmesi, geçmişte yaşananların yeniden yorumlanması, duygusal yaraların en az hasarla iyileştirilmesi ve yeni ‘duygusal ilişkilere’ olumsuz önyargılı bir şekilde yaklaşılmaması için, kişisel kaynakların yetersiz kaldığı noktada bireysel psikoterapiden destek alınabilir.


Kaynak: Superonline
07 Ekim 2008 Salı 09:56
Bu sayfayı daha önce 78 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 02 Aralık 2008 Salı - 10 bin kadın ve erkek belirledi...
 02 Aralık 2008 Salı - Damacana sudaki tehlike!
 02 Aralık 2008 Salı - Bu elbise tam yemelik!
 02 Aralık 2008 Salı - Akşamları kontrolü kaybetmeyin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Ön sevişme hikaye!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Vahşi güzel iç giyim tanıttı!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Doğru ayakkabı seçin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dolunayda vajinal mantarlara dikkat...
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Anne adaylarına tavsiye!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Selülitlere çözüm bulundu!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Gençleştirecek seçenekleri tercih edin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Cilveli kadınlar ne yapar?
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dört adımda güçlü kirpikler
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Erkek dergilerinin mankeni iç giyimi tanıttı!
 30 Kasım 2008 Pazar - Sadakat yüzden belli oluyor!
 30 Kasım 2008 Pazar - Orgazm sorunu mu yaşıyorsunuz?
 30 Kasım 2008 Pazar - Alkol kalp yetmezliğine neden oluyor
 30 Kasım 2008 Pazar - Cinsel isteksizliğe ilaç!
 28 Kasım 2008 Cuma - Dengeli beslendiğinizi test edin
 28 Kasım 2008 Cuma - Erkekler için doğal traş losyonu
 28 Kasım 2008 Cuma - Tüylenmeye son!!!
 28 Kasım 2008 Cuma - Kokunuzla baş döndürün
 28 Kasım 2008 Cuma - Maske sürmenin incelikleri
 28 Kasım 2008 Cuma - Adet esnasında cinsel ilişki
 28 Kasım 2008 Cuma - Dirseklerde bakım ister!
 28 Kasım 2008 Cuma - Hareketsiz yaşam kabız ediyor!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Kalp hastalarına önemli tavsiye!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Bu araştımayı internette yapmayın!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Doymaya engel!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Leopar desenli dişilik...
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (154087 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0897  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta