|
|
Şeker ayakları vuruyor! |
Şeker hastalarında ayaklarındaki küçük sıyrık ve yaralar tedavi edilmediğinde bacağın kaybına neden olabilir.
Diyabetik ayak, şeker hastalarının yüzde 15’inde görülür. Travma dışı nedenlerle gerçekleşen ayak bacak kesilmelerinin yüzde 40-60’ı şeker hastalığının kötü kontrolü nedeniyledir.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Başkal, dünyada 240 milyon ve Türkiye’de de 6 milyondan fazla şeker hastası bulunduğunu söyledi.
Yaşam süresinin uzamasının kronik hastalıklara yakalanma riskini yükseldiğini belirten Başkal, diyabetiklerin sayısının da her geçen gün arttığını kaydetti.
Başkal, yapılan araştırmalara göre dünyada her 20 dakikada 1 kişinin diyabete bağlı kalp krizi ve felç geçirdiğine, her 60 dakikada birinin böbrek bozukluğu nedeniyle diyalize girdiğine ve her 90 dakika bir kişide körlük görüldüğüne dikkati çekerek, hareketsiz yaşam, kalp hastalıkları, obezite, stres ve hipertansiyonun diyabete neden olduğunu ifade etti.
Şeker hastalığının yüzde 30 genetik olma özelliği taşıdığını belirten Başkal, özellikle ailesinde şeker ya da yüksek tansiyon hastası bulunan, kolesterol değerleri yüksek ve obezite sorunu bulunanların risk altında olduğunu, bu durumda olanların düzenli aralıklarla açlık ve tokluk kan şekeri testlerini yaptırmaları gerektiğini vurguladı.
Başkal, şeker hastalığının ilk safhada belirti vermediğine işaret ederek, “Belirtilerin ortaya çıkması hastalığın ilerlediğinin göstergesidir. Bu durumda da çok su içme, sık idrara çıkma, fazla yemek yemeye rağmen aşırı kilo kaybı görülebilir” dedi.
“HİS KAYBI GÖRÜLEBİLİR”
Şeker hastalarında kan şekerinin kontrol altına alınmaması halinde özellikle ayaklarda ciddi sağlık sorunları görülebildiğini ifade eden Başkal, zamanında müdahale edilmediğinde uzuv kayıplarının söz konusu olabileceği uyarısında bulundu.
Başkal, şeker hastalarında ayaktaki kızarıklık, sıcaklık artışı, hassasiyet ve şişliğin enfeksiyon belirtisi olduğuna dikkati çekerek, “Sağlıklı kişilerin ayaklarında ise çatlaklar, yaralar, kaşıntılı bölgeler bulunmaz, renk ve sıcaklık farkı olmaz” dedi.
Hastalığının ayakları 2 yolla etkilediğini anlatan Başkal, şunları kaydetti:
“Ayağı besleyen damarlar daralabildiğinden kan dolaşımı bozulabilir ya da ayağa gelecek sinirler zarar görebilir.
Soluk, soğuk veya morarmış bir ayak, çoğu zaman dolaşım bozukluğunun bir sonucudur. Ayağın kan dolaşımı bozulduğunda bu bölgeye enfeksiyonlarla mücadele etmek için gerekli oksijen, besinler ve kan hücreleri yeterince ulaşamaz. Bu da ayağın savunmasız kalmasına neden olur.
Kan şekerinin uzun süreli yüksek olması sinirlere zarar verebilir ve diyabetik nöropati ortaya çıkar. Bu da sinirlerin ağrı ve diğer duyuları iletmesini engellediğinden his kaybı görülebilir. Hastalar ayaklarındaki küçük sıyrık ve yaralı fark etmezler. Bu yaralar tedavi edilmediğinde iltihaplanabilir ve ayağın hatta bacağın kaybına kadar gidebilecek ciddi bir enfeksiyona neden olabilir.”
Diyabetik ayak yaralarının hastaneye yatışların en önemli nedeni olduğuna da dikkati çeken Başkal, şeker hastaları için yapılan harcamaların yüzde 20’sinin ayak problemlerine yönelik olduğunu söyledi.
Başkal, “Diyabetik ayak şeker hastalarının yüzde 15’inde görülür. Tip2 diyabetiklerin yüzde 50’si de risk altındadır. Travma dışı nedenlerle gerçekleşen ayak-bacak kesilmelerinin yüzde 40-60’ı şeker hastalığının kötü kontrolü nedeniyledir. Diyabetik ayak, hastanın eğitimi, ayak bakımıyla temizliğine dikkat edilmesi ve iyi kan şekeri kontrolü ile önlenebilen bir komplikasyondur. İyi kan şekeri kontrolü ile uzuv kaybı riski yüzde 60 azalmaktadır” diye konuştu.
“TIRNAKLAR KESİLMEK YERİNE TÖRPÜLENMELİ”
Başkal, şeker hastalarının ayak bakımı konusunda hekimlerinden bilgi alması ve bunları harfiyen yerine getirmesi gerektiğini belirtti.
Hastalara, her gün ayaklarını ve parmaklarını kontrol etmelerini önerdiklerini ifade eden Başkal, “Küçük çizik, yara ve kesik olup olmadığına bakılmalı. Ayağın alt kısmının görülebilmesi için ayna kullanılmalı. Ayaklar her gün yumuşak bir sabun ve ılık suyla yıkanmalı” dedi.
Başkal, ayak parmak aralarının özenle kurulanması, ayaklarda çatlama ya da kuruma halinde parmak araları hariç nemlendirici krem sürülmesi gerektiğini belirterek, tırnak bakımı konusunda da şunları kaydetti:
“Tırnaklar, banyodan sonra parmak ucuyla aynı düzeyde olacak şekilde kesilmeli, asla derin kesilmemeli, tırnak yapısı uygunsa kesmek yerine törpülenmeli. Tırnakların köşelerindeki deri ile tırnak dipleri kesilmekten kaçınılmalı. Tırnakları kesmekte zorlanıldığında bir başkasından yardım alınmalı. Nasır olması durumda kişi yerine hekim müdahale etmeli.”
Ayakkabı seçiminin de önemli olduğunu ifade eden Başkal, ayaklara tam uyan ve ayak parmaklarının rahat hareket edebileceği ayakkabıların tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Başkal, açık burunlu ve açık topuklu ayakkabıların uygun olmadığını belirterek, “Her gün temiz çorap giyilmeli. Sıkı, lastikli çoraplar kullanılmamalı. Çıplak ayakla dolaşılmamalı. Ayakkabı giyilmeden önce içinde birşey olup olmadığından emin olunmalı” diye konuştu.
Başkal, farkında olmadan yanıklara maruz kalınmaması için ayakların sıcak cisimlerle ve su ile temas etmeden önce sıcaklığının kontrol edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Kaynak: Superonline
|
| 27 Eylül 2008 Cumartesi 14:56 |
| Bu sayfayı daha önce 61 kişi görüntüledi. |
| Geri |
| Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar |
02 Aralık 2008 Salı - 10 bin kadın ve erkek belirledi... 02 Aralık 2008 Salı - Damacana sudaki tehlike! 02 Aralık 2008 Salı - Bu elbise tam yemelik! 02 Aralık 2008 Salı - Akşamları kontrolü kaybetmeyin! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Ön sevişme hikaye! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Vahşi güzel iç giyim tanıttı! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Doğru ayakkabı seçin! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dolunayda vajinal mantarlara dikkat... 01 Aralık 2008 Pazartesi - Anne adaylarına tavsiye! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Selülitlere çözüm bulundu! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Gençleştirecek seçenekleri tercih edin! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Cilveli kadınlar ne yapar? 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dört adımda güçlü kirpikler 01 Aralık 2008 Pazartesi - Erkek dergilerinin mankeni iç giyimi tanıttı! 30 Kasım 2008 Pazar - Sadakat yüzden belli oluyor! 30 Kasım 2008 Pazar - Orgazm sorunu mu yaşıyorsunuz? 30 Kasım 2008 Pazar - Alkol kalp yetmezliğine neden oluyor 30 Kasım 2008 Pazar - Cinsel isteksizliğe ilaç! 28 Kasım 2008 Cuma - Dengeli beslendiğinizi test edin 28 Kasım 2008 Cuma - Erkekler için doğal traş losyonu 28 Kasım 2008 Cuma - Tüylenmeye son!!! 28 Kasım 2008 Cuma - Kokunuzla baş döndürün 28 Kasım 2008 Cuma - Maske sürmenin incelikleri 28 Kasım 2008 Cuma - Adet esnasında cinsel ilişki 28 Kasım 2008 Cuma - Dirseklerde bakım ister! 28 Kasım 2008 Cuma - Hareketsiz yaşam kabız ediyor! 27 Kasım 2008 Perşembe - Kalp hastalarına önemli tavsiye! 27 Kasım 2008 Perşembe - Bu araştımayı internette yapmayın! 27 Kasım 2008 Perşembe - Doymaya engel! 27 Kasım 2008 Perşembe - Leopar desenli dişilik...
|
|
|