|
|
Burun akıntısını önemseyin! |
Uzun süren burun akıntıları bazı hastalıkların habercisi olabiliyor.
Çocuklardaki burun akıntısının sinüzit, alerjik nezle gibi hastalıkların belirtisi olabileceği belirtilerek, burun akıntısının 2-3 günden fazla sürmesi halinde mutlaka bir hekime danışılması gerektiği vurgulandı.
Çocuklarda çok sık görülen burun akıntısı genellikle dikkate alınmayan bir konu. Oysa burun akıntısı bazı hastalıkların habercisi olabiliyor.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier, “Burun akıntısı bütün çocukluk dönemini ilgilendiren çok önemli bir sorun” dedi.
Prof. Dr. Cengizlier, burun akıntısının yeni doğan bebekten, erişkin yaşa kadar en sık karşılaşılan sorunlardan birisi olduğunu vurgulayarak şu bilgileri verdi:
“Akıntının çeşitli sebepleri var. Bunların en önemlisi enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlardan da en fazla nezle, burun akıntısına yol açan bir virüs hastalığıdır. Ayrıca grip, nezle dışı diğer enfeksiyonlar sırasında da burun akıntısı görülür. Burun akıntısının şekli, özelliği hastalık hakkında da bizi uyarabilir. Örneğin, çeşme gibi devamlı şarıl şarıl akan bir burun akıntısı genellikle nezlenin erken görülen bir belirtisidir. Su gibi burun akıntısının görüldüğü bir diğer hastalık da alerjik nezledir. Akıntının daha koyu daha yapışkan, halk arasında da sümük diye adlandırılan bir şekli vardır. Küçük bebeklerde temizlemesi çok zor olan yapışkan bir burun akıntısıdır ve basit virüs enfeksiyonlarının iyileşme döneminde görülür. Bakteriyel enfeksiyonlar da yine burun akıntısı ile kendini gösterebilir. Bunların içinde en çok görüleni sinüzittir. Sinüzit, bir haftadan uzun süren burun akıntılarında mutlaka akla gelmesi gereken bir hastalıktır. Özellikle küçük bebekler, yabancı cisimlerle oynarken burunlarının içine sokarlar. Tek taraflı burun akıntısı olduğunda mutlaka bir yabancı cisim ihtimali göz önüne getirilmelidir.”
AĞIZDAN NEFES ALMAK ÇÖZÜM DEĞİL
Prof. Dr. Cengizlier, küçük çocuklarda burun akıntısının burun tıkanıklığı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirterek şunları söyledi:
“Burun akıntısı ile aileler her zaman kendileri baş edemezler. Özellikle 6 ay altı çocukların mutlaka hekim tarafından kontrol edilmesinde fayda vardır. Kullanılacak bir takım ilaçlarla ailenin ve çocuğun daha rahat etmesi sağlanabilir. Burun akıntısı ile aileler her zaman kendileri baş edemezler. Çocuk burundan nefes alamadığı zaman ağzından almaya çalışır. Ağızda gerekli koruma mekanizmaları olmadığı için de havanın içindeki zararlı maddeler direkt olarak akciğerlere ulaşacak, bu sefer de başka hastalıklara yol açacaktır. Yani ağızdan nefes almak çözüm değildir. Burnu açmak için bazı ilaçlar, koruyucu sıvılar kullanılabilir. Ancak bunlar hiç korkmadan güvenle rahatlıkla uzun süre kullanılacak ilaçlar değildir. Mutlaka hekim kontrolünde belirli ölçülerde kullanılmalıdır. Hele ki içerisinde ilaç olan burun damlaları asla ezbere kullanılmamalıdır. Çünkü bunların bir kısmı ters etki yapabilir. Burun tıkanıklığını açmak için kullanılan bir damla bir süre sonra burnu tıkayabilir. Bir çocukta burun akıntısı başta sulu olarak başlamış sonradan koyulaşmış da olsa, baştan koyu olarak başlamış da olsa bir haftadan daha uzun sürüyorsa bunun altında yatan başka bir enfeksiyon olabilir. Başlangıçta viral olarak başlayıp üstüne mikrobun eklenmesi ile yeni bir hastalık olma riski de vardır. Özetlersek kısa süreli iki üç gün süren basit soğuk algınlığına bağlı burun akıntı ve tıkanıklıkları çocuğu sümkürterek, temizleyiciler ile evde halledilmeye çalışılabilir. Ama bunun uzaması halinde ya da yapılan basit uygulamalara cevap alınamaması durumunda hekime gösterilmesi gerekir.”
Kaynak: Superonline
|
| 06 Eylül 2008 Cumartesi 09:56 |
| Bu sayfayı daha önce 93 kişi görüntüledi. |
| Geri |
| Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar |
02 Aralık 2008 Salı - 10 bin kadın ve erkek belirledi... 02 Aralık 2008 Salı - Damacana sudaki tehlike! 02 Aralık 2008 Salı - Bu elbise tam yemelik! 02 Aralık 2008 Salı - Akşamları kontrolü kaybetmeyin! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Ön sevişme hikaye! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Vahşi güzel iç giyim tanıttı! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Doğru ayakkabı seçin! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dolunayda vajinal mantarlara dikkat... 01 Aralık 2008 Pazartesi - Anne adaylarına tavsiye! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Selülitlere çözüm bulundu! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Gençleştirecek seçenekleri tercih edin! 01 Aralık 2008 Pazartesi - Cilveli kadınlar ne yapar? 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dört adımda güçlü kirpikler 01 Aralık 2008 Pazartesi - Erkek dergilerinin mankeni iç giyimi tanıttı! 30 Kasım 2008 Pazar - Sadakat yüzden belli oluyor! 30 Kasım 2008 Pazar - Orgazm sorunu mu yaşıyorsunuz? 30 Kasım 2008 Pazar - Alkol kalp yetmezliğine neden oluyor 30 Kasım 2008 Pazar - Cinsel isteksizliğe ilaç! 28 Kasım 2008 Cuma - Dengeli beslendiğinizi test edin 28 Kasım 2008 Cuma - Erkekler için doğal traş losyonu 28 Kasım 2008 Cuma - Tüylenmeye son!!! 28 Kasım 2008 Cuma - Kokunuzla baş döndürün 28 Kasım 2008 Cuma - Maske sürmenin incelikleri 28 Kasım 2008 Cuma - Adet esnasında cinsel ilişki 28 Kasım 2008 Cuma - Dirseklerde bakım ister! 28 Kasım 2008 Cuma - Hareketsiz yaşam kabız ediyor! 27 Kasım 2008 Perşembe - Kalp hastalarına önemli tavsiye! 27 Kasım 2008 Perşembe - Bu araştımayı internette yapmayın! 27 Kasım 2008 Perşembe - Doymaya engel! 27 Kasım 2008 Perşembe - Leopar desenli dişilik...
|
|
|