ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Programlar Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  03 Aralık 2008 Çarşamba 04:46

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Gelecek 1 Sene içerisinde Laptop almak istiyormusunuz?
Evet alacağım
Hayır almayacağım
Fiyat düşmesini bekliyorum
2. Planda Düşünüyorum
Masaüstü Bilgisayarımdan vazgeçmem
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

Genel
 Ana Sayfa » Kadın
 Alt Kategoriler
  Kucakta olmaz!
Kucakta olmaz!Ağlayan bebek kucağa alınmalı...

Bebekleri kucağa almak konusunda pek çok anne babanın kafası karışır Buna neden olan inanış da sık sık kucağa alındığında buna alışacağı hatta şımaracağıdır Uzmanlarsa bebeklerin özellikle ilk aylarında sebepsiz görünen ağlamalarında mutlaka kucağa alınması gerektiğini belirtiyor Klinilk Bebek, Çocuk ve Genç Sağlığı Merkezi’nden pedagog İnci Vural, çocuk yetiştirirken anne babaların yanılgıya düştüğü noktalara açıklık getirdi
Bebek sık sık kucağa alınmamalı, yoksa alışır!
Çocuk ağladığı zaman gerçekten bir ihtiyacı vardır Bu, illâ ki karnının aç olması ya da altının ıslak olması olmayabilir Çocuk anne karnından çıktıktan sonra aslında o kadar tehdit edici bir ortamda ki buna adapte olabilmesi için desteğe ihtiyacı var Bambaşka, uğultu dolu bir ortamdan çıkıp savunmasız bir yerde farklı bir pozisyonda yatıyor O dönemde bebeklerin hissettikleri şey, “dağılıyorum, parçalanıyorum” gibi tehdit edici duygular Buna anlam veremiyor
Annenin tek görevi bebeğin karnını doyurmak, altını açmak değil Çocuğu kucağa almak, onun o andaki “dağılıyorum” hissini giderebilecek bir şey Annenin onu o an sarıp sarmalamasıyla bebek, “Beni anlayan biri var” diye bunu anlamlandırabiliyor Dolayısıyla ağlayan bebek mutlaka kucağa alınmalı, çünkü bebek o an travmatik bir şey yaşıyor Öyle ki bazı bebekler anneden destek gelmeyince anlamsız bir objeye takılıp bakmaya başlıyor
Çocukla arkadaş olunmalı!

Çocuk eğitimiyle ilgili yıllar içinde çok değişen teoriler öngörülüyor sonra çöpe atılıyor “Çocukla arkadaş olalım” fikri son jenerasyonda moda olan bir şeydi Belki de bu jenerasyonun anne babalarıyla yaşadığı ilişkilerden kaynaklanıyordu “Biz anne babamızla mesafeliydik Çocuklarımızla rahat olalım, bize her şeyi anlatsınlar” ihtiyacıyla ortaya çıktı Ama biz öyle yetişmedik Uygulaması yama gibi oldu ki zaten doğru bir tarafı yoktu
Çocuğun arkadaşa değil anne babaya ihtiyacı vardır Çocukla arkadaş olayım dediğinizde evdeki bütün hiyerarşiyi bozuyorsunuz Anne, baba ve çocuk eşit hale geliyor Ne cinsiyet ne de jenerasyon farkı varmış gibi oluyor
Sonuçta o çocuklar okulda otoriteyle başa çıkmakta zorlanıyor Otorite, öncelikle evde, babadan öğrenilen bir şey olmalı Çocukla baba arasında fark olmadığı zaman okul hayatı ve sosyalleşme sürecinde zorluklar yaşanıyor Bazen de çocuklar eşit değil daha tepede gibi oluyor Belki bu çocuk mutlu olsun diye yapılıyor ama mutlu etmiyor Çünkü toplumsal hayatta böyle bir şey görmüyor, herşeyin tepesinde o yok
Bebeğim çok hareketli, hiperaktif!
Hiperaktivite marka adı gibi oldu Kekemeliği olan çocuğa bile “Hiperaktif de acaba ondan mı?” şüphesiyle yaklaşılıyor Örneğin bir yaşında bir çocuğun hareketliliğine hiperaktivite denmemeli Bir yaşında tabii ki hareketli olacaktır Araştırmak, her şeyi ellemek, keşfetmek isteyecektir Ama bir yaşında, ileride belki hiperaktivite denebilecek ya da belki başka psikolojik sıkıntıları da düşündürebilecek bazı tavırlar gösteriyor olabilir
Okulda öğretmenlerin “hiperaktif” dediği çocukların çoğu hiperaktif değil




Kaynak: Superonline
07 Temmuz 2008 Pazartesi 11:55
Bu sayfayı daha önce 146 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 02 Aralık 2008 Salı - 10 bin kadın ve erkek belirledi...
 02 Aralık 2008 Salı - Damacana sudaki tehlike!
 02 Aralık 2008 Salı - Bu elbise tam yemelik!
 02 Aralık 2008 Salı - Akşamları kontrolü kaybetmeyin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Ön sevişme hikaye!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Vahşi güzel iç giyim tanıttı!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Doğru ayakkabı seçin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dolunayda vajinal mantarlara dikkat...
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Anne adaylarına tavsiye!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Selülitlere çözüm bulundu!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Gençleştirecek seçenekleri tercih edin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Cilveli kadınlar ne yapar?
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dört adımda güçlü kirpikler
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Erkek dergilerinin mankeni iç giyimi tanıttı!
 30 Kasım 2008 Pazar - Sadakat yüzden belli oluyor!
 30 Kasım 2008 Pazar - Orgazm sorunu mu yaşıyorsunuz?
 30 Kasım 2008 Pazar - Alkol kalp yetmezliğine neden oluyor
 30 Kasım 2008 Pazar - Cinsel isteksizliğe ilaç!
 28 Kasım 2008 Cuma - Dengeli beslendiğinizi test edin
 28 Kasım 2008 Cuma - Erkekler için doğal traş losyonu
 28 Kasım 2008 Cuma - Tüylenmeye son!!!
 28 Kasım 2008 Cuma - Kokunuzla baş döndürün
 28 Kasım 2008 Cuma - Maske sürmenin incelikleri
 28 Kasım 2008 Cuma - Adet esnasında cinsel ilişki
 28 Kasım 2008 Cuma - Dirseklerde bakım ister!
 28 Kasım 2008 Cuma - Hareketsiz yaşam kabız ediyor!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Kalp hastalarına önemli tavsiye!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Bu araştımayı internette yapmayın!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Doymaya engel!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Leopar desenli dişilik...
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (148748 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0654  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta