ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  06 Eylül 2008 Cumartesi 10:11

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Sizce AKP Kapatılacak mı?
İlgilenmiyorum
Kapatılacak
Kapatılmayacak
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

eXTReMe Tracker
Genel
 Ana Sayfa » Kadın
 Alt Kategoriler
  Suda yapmak acı hissini azaltır mı?
Suda yapmak acı hissini azaltır mı?İşte suda doğum hakkında bilmek isteyebileceğiniz herşey...

Suda doğum hakkında öğrenilmesi gereken ve merak edilen herşeyi Dr. Alper Mumcu Motherandbaby.com'a yazdı...

Hidroterapi yani su ile tedavi uzun yıllardır kas gevşetici ve rahatlatıcı etkileri nedeni ile kullanılan bir alternatif tedavi yaklaşımıdır. Bu etkinin normal doğumlarda da kullanılabileceği fikri de oldukça eskilere dayanır.

İlk su altı doğumu 1803 yılında Fransa'da yaşanmıştır. Ancak bu planlı bir doğum değildir. Uzun süre doğum eyleminde kalan ve biraz rahatlamak için sıcak su dolu bir küvete giren bir kadının doğumu bu esnada gerçekleşmiş ve bu tesadüf sonucu suda doğum yapan ilk kadın olarak tarihe geçmiştir.

1960'lı yıllara kadar suda doğum ile ilgili herhangi bir gelişme yaşanmazken bu tarihlerde ilk kez eski Sovyetler Birliği'nde Igor Charkovshy bu konuda denemelere başlamıştır. Onu 1978-1985 yılları arasında Fransa'da yaşayan Dr. Michel Odent izlemiş ve su altında pekçok doğumun gerçekleşmesine yardımcı olmuştur.

Suda doğum uygulamaları daha sonraları bir ara güncellik kazansa da belirli bölgeler dışında hiçbir zaman popülarite kazanamamıştır. Günümüzde eski Sovyet Cumhuriyetleri, İngiltere ve Fransa'nın bir kısmı ile Amerika Birleşik Devletlerinde sınırlı sayıda klinikte uygulanmaktadır.

Suda doğum yaptıran ve bu uygulamayı savunan kişiler ılık suyun sakinleştirici ve ağrı giderici etkileri olduğunu ve bu etkinin kadının kendisini rahat hissetmesine ve doğumun daha kolay geçmesine yardımcı olduğunu ileri sürerler. Bu görüşler dışında suda doğumun su dışında doğuma üstün olduğunu gösteren hiçbir bilimsel veri yoktur.

Konuyla ilgili yapılan ve normal doğum ile suda doğumu karşılaştıran bir araştırmada yarar ya da istenmeyen etki açısından her iki doğum şeklinin birbirine karşı avantaj ya da dezavantajının olmadığını göstermiştir.

1994-1996 yılları arasında İngiltere'de gerçekleşen doğumların sadece %0.6'sı suda olmuş ve bu doğumların da %9'u evde gerçekleşmiştir. Bu doğumlarda bebek ölüm oranı binde 1.2'dir ve normal suda olmayan doğumdan çok farklı değildir.

Suda doğum tüm dünyada yaygınlık kazanmadığından konu ile ilgili bilimsel araştrıma ve makaleler de son derece sınırlı sayıdadır ve bunların büyük bir kısmı ebelik ile ilgili dergilerde yer almaktadır. Suda doğum klinikleri de genelde ebelerin görev yaptığı merkezler şeklindedir. Karşılaştırmalı inceleme yapılan araştırma sayısı ise yine çok kısıtlıdır ve eldeki veriler fikir birliğine varmak için yeterli değilidir. Konuyla ilgili çelişkili bilgiler mevcuttur.

Bazı çalışmalarda suda doğum sırasında annede daha fazla sayıda ve daha ciddi doğum kanalı yırtıkları ortaya çıktığı ileri sürülürken bunun tam tersini bildiren çalışmalar da vardır. Benzer şekilde suda doğum ile normal doğum karşılaştırıldığında doğum eyleminin süresi, ağrı kesici gereksinimi gibi ölçütler açısından da birbiri ile çelişen bilgiler, yapılan az sayıdaki araştırmalardan elde edilmiştir.

Suda doğumu savunanların hipotezi ılık suyun kasları gevşeteceği ve zihinsel rahatlık sağlayacağı ve bu sayede plasentaya giden kan akımının artarak daha az ağrılı ve daha kısa bir doğum süreci yaşanacağıdır. Ancak burada suyun sıcaklığı önem kazanmaktadır.Su için ideal sıcaklık 37 derecedir. Suyun daha sıcak olması durumunda anne adayının kan dolaşımında değişim olabilir ve ani tansiyon düşüklüğü ile plasentaya giden kan akımlarında azalmalar yaşanabilir bu da hem anne adayını hem de bebeği gereksiz risk altına sokabilir. Ayrıca suda uzun süre kalınması durumunda anne adayında terlemeye bağlı sıvı kaybı görülebilir.

Öte yandan doğum eylemi sırasında anne adayı su içindeyken bebeği kardiyotokograf ile monitörize etmek oldukça güçtür. Bunun için özel monitör cihazları gereklidir. Doğum eylemi monitörüze edilmediğinde bebeğin kalp seslerinde yaşanabilecek düşmeler fark edilemeyeceğinden oksijensiz kalması riski söz konusu olabilir.

Suda doğumla ilgili bir başka risk de enfeksiyon olasılığındaki artıştır. Doğum eylemi sırasında suya karışan kan ve dışkı hem anne hem de bebek için risk yaratır. Her ne kadar sudaki anneye ait dışkı su dışına alınsa da su hiçbir zaman temiz olmamaktadır.

Dr. Suda doğum sırasında karşılaşılan ve önceden kestirilemeyen bir başka risk de kordon kopmasıdır. Özellikle bebeğin göbek kordonunun kısa olması durumunda aniden su yüzüne çıkan bebeğin kordonu kopabilir ve bebek kan kaybedebilir.

Doğumun yapılacağı havuzun fazla derin tutulmaması ya da bebeğin tamamen doğana kadar yukarı çekilmemesi bu riski azaltabilir.

Solunum açısından bakıldığında ise suda doğum bebeğin boğulma ya da su yutma riskini artırmaz.

Görüldüğü üzere suda doğum normal doğuma herhangi bir üstünlük sağlamamaktadır. Kaldı ki evrim süreci içerisinde suda yaşayan pekçok canlı üremek için karaya gelmeyi tercih etmekte, karada yaşayan hiçbir canlı ise bu amaçla suya gitmemektedir. .

Ülkemizde suda doğum ile ilgili tecrübesi olan hekim sayısı çok azdır.

Dünyada yaygın uygulama alanı bulamamış bu yöntemin ülkemiz de de popülerlik kazanmasını uzak bir olasılık olarak görmekteyim. Ayrıca sağlık mevzuatında konu ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmaması nedeni ile görülebilecek olumsuzluklar karşısında yasal prosedürün de bilinmemesi nedeni ile pekçok jinekolog bu doğum şeklini uygulamaya yanaşmayacaktır.




Kaynak: Superonline
04 Temmuz 2008 Cuma 11:55
Bu sayfayı daha önce 190 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 06 Eylül 2008 Cumartesi - Oje tehlike yaratıyor!
 06 Eylül 2008 Cumartesi - Burun akıntısını önemseyin!
 05 Eylül 2008 Cuma - Doğum sonrası nasıl zayıflanır ?
 05 Eylül 2008 Cuma - Bel ağrısına dikkat!
 05 Eylül 2008 Cuma - Bu diyete dikkat !
 05 Eylül 2008 Cuma - Çok eşli erkekler daha uzun yaşıyor
 05 Eylül 2008 Cuma - Tiryakilere Ramazan uyarısı
 05 Eylül 2008 Cuma - Erkekleri agresif yapan gen bulundu
 04 Eylül 2008 Perşembe - Öpüşmek ömrü 5 yıl uzatıyor
 04 Eylül 2008 Perşembe - Menopozdan sonra annelik
 04 Eylül 2008 Perşembe - Orucu bozan ve bozmayan durumlar..
 04 Eylül 2008 Perşembe - Sağlıklı uyanmanın 10 yolu
 04 Eylül 2008 Perşembe - Oruç böyle tutulur
 04 Eylül 2008 Perşembe - Erkeklerin cinsel takıntıları
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Erkeksiz hayat oh ne rahat !
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Gebelikte bel ağrısına son
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Kadınların cinsel korkuları !
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Ramazanda ağız sağlığına dikkat!
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Parkinson hastalarına oruç uyarısı
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Stres şişmanlatıyor
 03 Eylül 2008 Çarşamba - Kokunuz uçup gitmesin !
 02 Eylül 2008 Salı - 100 Yılın üstünde yaşamak!
 02 Eylül 2008 Salı - Cinsellik onlarında ilgisini çekiyor!
 02 Eylül 2008 Salı - Oruçluyken aman dikkat!
 02 Eylül 2008 Salı - Oruç tutulmamasını gerektiren 5 hastalık!
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Hamileler oruç tutabilir mi ?
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Büyük kalça sağlığa yararlı
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Gözünüzü Kaşımadan Önce Tekrar Düşünün!
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Ağız kokusunu önlemenin 11 yolu
 01 Eylül 2008 Pazartesi - Neden sancılı adet görülür?
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (512628 kez izlendi.)
ETEK ALTI SERİNLETELİM Mİ ABLA. (287067 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0915  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta