ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Programlar Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  03 Aralık 2008 Çarşamba 04:07

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Gelecek 1 Sene içerisinde Laptop almak istiyormusunuz?
Evet alacağım
Hayır almayacağım
Fiyat düşmesini bekliyorum
2. Planda Düşünüyorum
Masaüstü Bilgisayarımdan vazgeçmem
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

Genel
 Ana Sayfa » Kadın
 Alt Kategoriler
  İlişkinizi canlandırmanın vakti geldi!
İlişkinizi canlandırmanın vakti geldi!İşte size yardımcı olacak 5 strateji.

İlişkinizde eskisi gibi birbirinize zaman ayırmıyor musunuz? İlişkinizi canlandırmanın vakti geldi!

Dünyada her üç evlilikten birinin boşanmayla sonuçlandığı ve aşkların başladığı gibi büyük bir hızla bittiği günümüzde, gerçek aşkı bulmak ve bunu yıllarca korumak pek de kolay olmuyor. Ancak ömür boyu mutlu bir birliktelik yaşayan veya ilişkilerini krizden kurtarmayı başaran pek çok çift de var. Peki, onlar hayatlarının kadınını veya erkeğini mi bulmuşlar, yoksa bildikleri bir şeyler mi var? İşte Cosmotürk'ün bulduğu cevabı...


Sorun 1: Boşvermişlik

Yeni bir ilişkiye başladığımızda tüm yaratıcı yönümüzü ve dikkatimizi sevgilimizin gönlünü hoş etmek için kullanırız: Biricik aşkımızın bal gibi tatlı sohbetini saatlerce dinler, parmaklarımızla ensesini hafifçe okşadığımızda saçlarının nasıl şekil aldığı gibi en ufak detayları bile zihnimize kazırız. Ve ona en sevdiği yemeği hazırlayabilmek için hiç sızlanmadan mutfakta saatlerce zaman geçiririz. Ancak bir gün fark ederiz ki artık ilişkimize emek harcamayı çoktan unutuvermişiz.

Strateji 1: Küçük jestlerle şaşırtın

Şimdi partnerinize hangi sevgi dolu jestlerle sürpriz yapabileceğiniz üzerine odaklanın. Örneğin sabah uyandığında kahvesini yatağına götürebilir, banyo yaparken sırtını keseleyebilir veya mesai saatinde "Şu an seni istiyorum" şeklinde davetkâr bir mesaj çekebilirsiniz. Bir önerimiz daha var: Artık partnerinize "canım", "aşkım" gibi genel bir ifadeyle değil, adıyla seslenin ve onun dikkatini çekinceye dek bekleyin. Ardından, gözlerinin içine 3 saniye boyunca sevgiyle bakın. Ve hiçbir şey söylemeden dudaklarından hafifçe öpün. Bu önerilerimizi sık sık tekrarlarsanız, emin olun ki sevgiliniz iş çıkışında soluğu hemen sizin yanınızda alacaktır.


Sorun 2: Kısır konuşmalar

Çocukluğunuz, üniversite hayatınız, gelecekle ilgili hayalleriniz ve daha pek çok konu. Birbirinizle sohbet etmeye doyamadığınız için kimi zaman sabaha kadar uykusuz kalır, yatağa girince bile konuşmaktan kendinizi alıkoyamazdınız. Peki ya şimdi? Günlük iletişiminiz artık sadece şu cümlelerle sınırlı kalıyor, değil mi? "Günün nasıl geçti?" - "Her zamanki gibi yoğun" - "Benim de aynı şekilde. Yemekten sonra evi süpürmek için bana yardım eder misin?" - "Of çok yorgunum, başka bir gün yapsak?" Rutin, bir o kadar da monoton olan bu tarz konuşmalar haliyle aşk hayatınızın da tüm renklerini silip süpürüyor!

Strateji 2: Sohbet edin

Tıpkı ilk günlerdeki gibi, sohbet etmek için birbirinize düzenli olarak zaman ayırın. Bunun için her hafta mükemmel bir sofra hazırlamanız da gerekmiyor, akşam yemek yerken birbirinize 15 dakika zaman ayırmanız bile yeterli aslında. Çeşitli bahaneler yaratarak bu yoldan sapmamaya dikkat edin ve ilişkinizin televizyon karşısında rutinleşmesine de izin vermeyin. Eski günlerdeki gibi doyurucu bir sohbet için size bir önerimiz var: İlişkiye yeni başladığınız dönemlerde, çevrenizde gördüğünüz ilginç şeyler veya hobilerinizle ilgili sevgilinizin ne düşündüğü konusunda eminiz ki kafa yorardınız. O halde şimdi de ilişkinize aynı özenle yaklaşın ve sevgilinizin ilgisini çekebilecek konuları tekrar dikkatle gözlemleyin. Ve sohbet sırasında bu konulara ağırlık vererek, eşinizin sohbetten keyif almasını sağlayın.


Sorun 3: Tutku azalıyor

Benzer sosyal ve kültürel aktivitelere katıldığınız biriyle aynı yastığa baş koymanız hiç kuşkusuz çok keyifli bir şey. Yapılan araştırmalara göre de; yaşam alışkanlıkları ve kişilikleri birbirine benzeyen çiftler daha mutlu oluyor. Ancak ilişkinin başlangıcında çok hoşumuza giden bu konfor, hızla "tutku"nun kaybolmasına yol açabiliyor. Çünkü insanlar ilişkilerinde heyecan arıyor ve uzun süreli birlikteliklerde sıkılma noktasına gelebiliyor. Yani, partnerinizle her zaman burun buruna olmanın size ve ilişkinize pek de yararı olmuyor. Zaten uzmanlar da "Farklılığın olmadığı bir ilişki, durgunlaşmaya mahkûmdur" diyor.

Strateji 3: Özel alanlar yaratın

Hayallerinizi ve hedeflerinizi tekrar gözden geçirin. İlişkiniz için daha iyi olabilir düşüncesiyle hiç hedeflerinizden vazgeçtiğiniz oldu mu? Şimdi, isteklerinizi gerçekleştirebilmeniz için hala fırsatınız var mı? Eğer yanıtınız "evet" ise hemen kolları sıvayın ve sadece kendinize özel zamanlar yaratın. Sizin tek başınıza yapmak isteyeceğiniz çok şey olmalı; belki Aikido veya dans kursuna gitmek, arkadaşlarla buluşmak, hatta belki de tatile çıkmak gibi. Birbirinizden bir şeyler öğrenmek ve konuşabileceğiniz yeni konular bulmak ilişkinizi monotonluktan kurtaracaktır. Üstelik birbirinize duyacağınız özlem de ilişkinizi yeniden alevlendirir. Tabii ki aynı özgürlüğü eşinize de tanımalısınız. Onun da yalnız yapmaktan zevk alabileceği pek çok hobisi olabilir. Burada önemli olan dengeyi koruyabilmek: Ne sürekli birlikte; ne de sürekli ayrı!


Sorun 4: "Seni seviyorum" demiyor!

Sevgiliniz size en son ne zaman "seni seviyorum" dedi. Nedense artık bu cümleyi kurmaya pek de yanaşmıyor. Siz de haliyle "Yoksa artık beni sevmiyor mu?" diye endişeleniyorsunuz. Partneriniz sizi büyük bir olasılıkla hala aynı yoğunlukta seviyor ama artık bunu size aktarmayı ihmal ediyor. Ayrıca her insanın aşkını ifade etmekte kendine özgü bir dil kullandığını da unutmayalım. Örneğin sevgiliniz mp3 çalarınıza müzik kaydetmeyi bir sevgi göstergesi olarak görüyor olabilir. Aklınızda bulunsun, birlikte zaman geçirmek, sorumlulukları yerine getirmek, şefkatli kelimeler sarf etmek ve hediye almak da sevginin en önemli göstergelerinden.

Strateji 4: Aşkın gizli dilini kullanın

Eşinizin ve sizin aşkın hangi gizli dilini kullandığınızı ortaya çıkarın. Ve bu dili sık sık kullanmaya başlayın. Keyifli bir sohbet anında karşılıklı olarak şu cümleleri de tamamlamaya çalışın: "... dediğinde beni sevdiğini hissediyorum", "... yapmadığında rahatsızlık duyuyorum". Eğer partnerinizin ihtiyaçlarını ve isteklerini bilirseniz, onun duygularına daha kolay karşılık verebilirsiniz. Tabii aynı şekilde sevgiliniz de... Böylece arzu edildiğinizi ve sevildiğinizi hissedersiniz.


Sorun 5: Heyecansız seks

'Sabaha kadar seviştiğimiz o ateşli geceler artık mazide kaldı. Şimdi sadece birkaç dakika, üstelik rutin bir görevi yerine getirir gibi heyecandan uzak sevişiyoruz.' Cinsel terapistler ilişkilerinin monotonlaştığından yakınan çiftlerden bu tarz cümleleri sıkça duyuyorlar. Uzmanlara göre yatak odasında kara bulutların dolaşmasının nedeni, cinsel isteksizlik değil, eşler arasındaki özel iletişimin artık kaybolmaya yüz tutması. Bir başka deyişle eşlerin yatak dışında artık birbirlerine açılmamaları ve bedensel olarak yakınlık kurmamalarından kaynaklanıyor.

Strateji 5: Yatak odanızı renklendirin

Size mutlaka uç şeyler yaşayın demiyoruz ama unutmayın ki seks mekanı her zaman yatak odanız olmak zorunda değil; bir sinemada veya sahil kenarında eşinizle küçük kaçamaklar yaparak cinsel yaşantınızı renklendirebilirsiniz. Ayrıca eşinizle, cinsel yaşantınızın dışında başka paylaşımlar olmasına da özen gösterin; güven, sevgi, saygı ve dayanışma gibi... Oyun parkında çocuklar gibi oynayabilir, salıncaklara da binebilirsiniz. Bu tür davranışlar birbirinize açılmanızı sağlar ve sizi özgür kılar.



Kaynak: Superonline
02 Temmuz 2008 Çarşamba 13:55
Bu sayfayı daha önce 60 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 02 Aralık 2008 Salı - 10 bin kadın ve erkek belirledi...
 02 Aralık 2008 Salı - Damacana sudaki tehlike!
 02 Aralık 2008 Salı - Bu elbise tam yemelik!
 02 Aralık 2008 Salı - Akşamları kontrolü kaybetmeyin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Ön sevişme hikaye!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Vahşi güzel iç giyim tanıttı!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Doğru ayakkabı seçin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dolunayda vajinal mantarlara dikkat...
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Anne adaylarına tavsiye!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Selülitlere çözüm bulundu!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Gençleştirecek seçenekleri tercih edin!
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Cilveli kadınlar ne yapar?
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Dört adımda güçlü kirpikler
 01 Aralık 2008 Pazartesi - Erkek dergilerinin mankeni iç giyimi tanıttı!
 30 Kasım 2008 Pazar - Sadakat yüzden belli oluyor!
 30 Kasım 2008 Pazar - Orgazm sorunu mu yaşıyorsunuz?
 30 Kasım 2008 Pazar - Alkol kalp yetmezliğine neden oluyor
 30 Kasım 2008 Pazar - Cinsel isteksizliğe ilaç!
 28 Kasım 2008 Cuma - Dengeli beslendiğinizi test edin
 28 Kasım 2008 Cuma - Erkekler için doğal traş losyonu
 28 Kasım 2008 Cuma - Tüylenmeye son!!!
 28 Kasım 2008 Cuma - Kokunuzla baş döndürün
 28 Kasım 2008 Cuma - Maske sürmenin incelikleri
 28 Kasım 2008 Cuma - Adet esnasında cinsel ilişki
 28 Kasım 2008 Cuma - Dirseklerde bakım ister!
 28 Kasım 2008 Cuma - Hareketsiz yaşam kabız ediyor!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Kalp hastalarına önemli tavsiye!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Bu araştımayı internette yapmayın!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Doymaya engel!
 27 Kasım 2008 Perşembe - Leopar desenli dişilik...
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (148669 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0703  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta