ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  05 Temmuz 2008 Cumartesi 07:36

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Sizce AKP Kapatılacak mı?
İlgilenmiyorum
Kapatılacak
Kapatılmayacak
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

eXTReMe Tracker
Genel
 Ana Sayfa » Cinsellik
  Seks mi aşk mı?
Seks mi aşk mı?Kendinize bir sorun bakalım: Seks ve sevgi birbirinden ayrı düşünülebilir mi? Aslında düşünülebilir. Filmlerde ve romanlarda bu tür örneklerle sıkça karşılaşmıyor muyuz?

Gerçek hayatta da durum pek farklı değil. Ancak, kadın için seks 'sevişmek' anlamında çoğu zaman. Çünkü o, duygularını, yüreğini sunuyor erkeğine. Öte yandan, erkeklerin büyük bir bölümü için 'sevişmek'le 'seks' eş anlamda değil. Ya da öyle ama biz kadınlara bunu anlatmayı beceremiyorlar! Onların duygu ve düşüncelerini ifade etme konusundaki basiretsizliğini biliyoruz zaten, hanımlar! Peki, nereye gitti o eski adam?
Peki ya, "Bu adam her anlamda benimle birlikte, ama ya sevgisi?" dediğiniz de oluyor, kabul edelim şimdi!

'Cicim dönemi' pek kısa
İşte o tadına doyum olmayan dönemden söz ediyoruz. Nasıl da gözünüzün içine bakardı; el üstünde tutardı sizi, değil mi? Seksin ardından sırtını dönerek gaz çıkartarak horlamaya başlamaz, size sımsıkı sarılır ve bıkıp usanmadan 'seni seviyorum' derdi. Şimdiki manzara ise pek iç açıcı değil cinsel birlikteliğin ardından - tabii kısa süreli ve ön sevişmenin beş dakika ile sınırlı kaldığı bir birleşme - tek söz etmeksizin derin bir uykuya dalıyor. Ertesi sabah da, tabii ki tepsiyle size kahvaltınızı getirmiyor ya da sizi öperek uyandırmıyor. Artık şöyle cümleler kuruyor:

"Beyaz gömleğimi ütüledin mi?", "Bugün dünya kadar işim var", "Bu akşam ne yemek yapacaksın?"... Peki, nereye gitti o eski adam? İlişkilerde de aynı şarkı söyleniyor.

Evliliklerde vaziyet bundan ibaret. Ya ilişkiler? Eh, onlarda da durum pek farklı sayılmaz: Kadın zamanla erkeğin ya bir 'erkek arkadaşı', ya 'annesi', ya da alıştığı 'herhangi bir şey' haline geliyor. Erkek bir gün "Ben özgür ilişkiden yanayım, ikimiz de kendi hayatımızı yaşayalım" diyebiliyor. Tabii bunun Türkçesi "Evet güzelim, romantik yatak odası günleri geride kaldı. Sen de buna alışsan iyi olur".

Sonuç itibariyle, erkek milleti için seks - tatmin edici olmak kaydıyla - oldukça önemli. Ve bunun yanında ille de sevgi olması gerekmiyor. Ama bu ilginç tür, sevmediği halde kadın tarafından yine de sevilmeyi bekliyor, siz ne derseniz deyin!

Suçlusu hormonlar
İşin kara mizah yönünü yeterince irdeledik, isterseniz bilimsel boyutuna da kısaca göz atalım. Nedenlerden birini cinsellik hormonu oluşturuyor. Yapılan araştırmalar, cinsellik hormonlarının erkeklerde kadınlara oranla çok daha güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu yüzden seks, erkeklerin bedeninde ve düşüncelerinde önemli bir rol oynuyor. Erkekler cinsel istekleri olmadığı zaman çocuk sahibi olmak istemiyorlar. Buna karşılık bir kadın sadece çocuk sahibi olabilmek için zevk almasa bile sevişebiliyor. Erkeklerin cinsellik hormonlarının yüksek dozda olması beraberinde önemli bir sorunu getiriyor: Sekse bağımlı olmak. Yapılan bir araştırmada 20 - 40 yaşları arasındaki yüz kadın ve erkek birkaç haftalık seks perhizine alınmış. Kadınlar ve erkekler her gün ayrı ayrı teste tabii tutulmuş. Kadın grubu matematik - konsantrasyon alıştırmalarına ve mantık testlerine her zaman aynı başarıda yanıt vermiş.

Toplumun etkisi büyük
Tabii erkeklerin seks ile sevgiyi ayırmalarından sadece hormonlar sorumlu değil. Toplumun yetiştirme tarzı da erkeklerin sekse olan düşkünlüklerinde önemli bir etkeni oluşturuyor. Ülkemizde kadınlar ilişkilerini genellikle saklama gereği duyarken, erkeklerin partneri yanındayken bile bir başka kadına bakması normal karşılanıyor. Tabii bunlar erkeklerin yetiştirilme tarzından kaynaklanıyor. Entelektüeller ise sekse farklı yönden bakabiliyor. Onlar genelde duygusal yakınlık hissetmedikleri bir bayanla cinsellik yaşamayı tercih etmiyor.

Cinsel uyarımları farklı
Kadın ve erkeğin cinselliğe farklı yaklaşımda bulunmasının nedeni, erkek ve kadının cinsel uyarılmalarındaki farklılıklar. Erkekler görsel ya da refleks uyarılarıyla cinsel istek duyabiliyor. Dolayısıyla sevişmek için duyguya gereksinimleri yok. Buna karşılık kadında uyarılma önce beyinde başlıyor. Ancak, kadının uyarılması çok daha güç gerçekleşiyor. Cinsel uyarılar dönemi bittikten sonra her iki cinsiyette de oto kontrol kalkıyor.

Uzmanlar, 'her iki cins' ibaresinden eminler mi acaba? Kadın da artık cinselliğini düşünmeye başlıyor. Artık günümüzde bazı kadınların cinsel yaşama olan bakışları ve beklentileri de değişti. Ekonomik özgürlüğünü kazanan kadınlar evlilik yaşantısından ziyade partneriyle belli bir dönem yaşamayı tercih ediyor. Duygusal bağlantı olmadan da cinsel yaşantıyı tercih edebiliyorlar.

Annecim annecim, baksana!
Kadınlar aşk ile sevgi arasında bir bağlantı görüyor, çünkü onlar aynı zamanda bir anne yüreğine sahip. Cinsel bir organ olan göğüs, aynı zamanda bebekleri de besliyor. Yani, yumuşak duygular ve uyarılma birbirinden ayrılmıyor. Vajina ise cinsel bir organ olduğu gibi aynı zamanda bebeğin yaşama merhaba dediği bir yol. Yani, kadında cinsel uyarılmayla sevginin birbiriyle iç içe olduğu görülüyor. Bu nedenle kadın cinsel ilişkide bulunurken partnerini aynı zamanda bebeğinin babası gibi görüyor. Erkeğin ona kendini verdiğini tam hissetmesi için duygusallığa ihtiyaç duyuyor. Ancak bir erkeğin buna ihtiyacı yok. Ve bu yüzden erkek kendini özgür hissetmek için para karşılığı cinsel ilişkide bile bulunabiliyor.


14 Ağustos 2007 Salı 23:50
Bu sayfayı daha önce 1093 kişi görüntüledi.
Geri
 Bu Bölümdeki Diğer Başlıklar
 23 Kasım 2007 Cuma - Erkekler seksten ne bekler?
 15 Ağustos 2007 Çarşamba - Bu tüyolar seks hayatınızı canlandıra
 14 Ağustos 2007 Salı - Yatakta nasılsınız?
 14 Ağustos 2007 Salı - Seks için 237 neden
 14 Ağustos 2007 Salı - Yatağınızı ateşleyecek öneriler
 14 Ağustos 2007 Salı - Korunuyor musunuz?
 14 Ağustos 2007 Salı - Evli ama hala bakire!
 14 Ağustos 2007 Salı - Cinsel yolla bulaşan hastalıklar yazı
 14 Ağustos 2007 Salı - Cinsel ilişki yaşı 19'a düştü!
 14 Ağustos 2007 Salı - Oral sekste kanser riski!
 14 Ağustos 2007 Salı - Skor sizi doyurmaz!
 14 Ağustos 2007 Salı - Çikolata yemek öpüşmekten zevkliymiş
 14 Ağustos 2007 Salı - Kadınlar da cinsellik düşkünüymüş
 14 Ağustos 2007 Salı - Seks renginiz hangisi?
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (181592 kez izlendi.)
ETEK ALTI SERİNLETELİM Mİ ABLA. (158984 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0390  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta