ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
  Favorilere ekle | Açılış Sayfası Yap
Ana Sayfa Programlar Forum Video İletişim

DMEQ :: Digital Media Excess Quad

  05 Aralık 2008 Cuma 19:48

 

DMEQ

 Biyografi

 Site Rehberi

 Şarkı Sözü

 Video

 Forum

 Güzeller Galerisi

 Rüya Tabiri

 

Arama:

  SON DAKİKA

Türkiye Haber Arşivi

 
 Mini Anket
Gelecek 1 Sene içerisinde Laptop almak istiyormusunuz?
Evet alacağım
Hayır almayacağım
Fiyat düşmesini bekliyorum
2. Planda Düşünüyorum
Masaüstü Bilgisayarımdan vazgeçmem
  
 
 GALERİDEN

İlginç Ofis


Karakalem Çalışmaları


Araba Çizimleri

Genel
Yasemin Boran

HAKKINDA YAZILANLAR

Yıldızların tatlı cadısı

MUHARREM SARIKAYA

Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi



Dizi Araştırma Bölümü’nden Emel Armutçu telefonda ??Muharrem, Yasemin Boran’ı yazacaksın?? dediğinde bir an duraksadım.



Yasemin Boran ile hayatımda, iki kez karşılaştım.



İlki, iki yıl kadar önceydi.



Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile röportaj yapmak için Ankara’ya gelmiştin.



Sedat Ergin’in odasının kapısında Çankaya’ya giderken karşılaşmıştık.



Heyecan içindeydin.



Çankaya Köşkü’ne gittiğimizde, o heyecanla teybini gazetede unuttuğun haberi gelmişti.



İkinci karşılaşmamız İstanbul’da Hürriyet’in VIP salonundaydı.



Yazı işleri kadrosuyla akşam sohbetindeydik.



Uzaktan göründüğünde ??Gazetemizin büyücüsü hoş geldin?? diye masaya davet etmişlerdi.



Yüzündeki gülümseme ve çevrene yaydığın renk doygunu elektrik, bana bir zamanların televizyon dizisi ??Tatlı Cadı??yı anımsatmıştı.



İtiraf etmem gerekir ki, gazetedeki uzmanlık alanın astroloji, burçlar, renkler ve kokular ile hiç ilgili olmadım.



Zaten Ankaralı bir gazeteci için renk, bürokratik ve politik haberdeki farklı boyut, koku ise kulislerden ve telefonlardan gelen fısıltılı sestir.



Emel duraksamamı hissetmiş olacak ki, ??Hangi yazarın, hangi yazarı yazacağını Ertuğrul Özkök belirledi?? deme gereği duydu.



??Genel Yayın Yönetmeni’nin bir bildiği vardır?? deyip telefonu kapattım.



İşte, seni yazma hazırlığım 11 Aralık’taki bu hoş talimatla başladı.



Yener Süsoy’un seni anlatan röportajından hafızamda kalan kırıntılar ve ve Kaz Dağı’ndaki ormandan kesilen ağaçları kurtarma mücadelendeki başarın dışında hakkında fazla bilgi sahibi değildim.



Onun için seninle ilgili ne kadar yazı çıktıysa günlerce okudum.



Kim yakın arkadaşın, onu da bulup konuştum.



Gördüm ki ilgi alanın, Neptün’ün sezgisi, Venüs’ün etkisi, Mars’ın çekiminden daha geniş.



Karşımda, astroloji kadar, çevre, psikoloji, sosyoloji alanlarında da dosyasına hakim birini buldum.



Bir dergide, 16 ve 18 yaşlarında iki çocuk sahibi olduğunu okuyunca, ??Hadi be sen de?? dedim.



Nedeni İstanbul’daki karşılaşmamızdaki görünümünden olsa gerek.



Mor şortun, kırmızı çorapların, fıstık yeşili kazağın, yüzüne çocuksu şekil veren kıvırcık saçlarının sende yarattığı cıvıl cıvıl küçük kız çocuğu görünümünle, iki çocuk annesi olduğuna inanmak için bin şahit gerek.



Seni araştırırken, bir parça astroloji öğrendim.



Baktım sen balıksın, ben ise koç... Sen su, ben ateş... Zodyak’ın biri ilk, diğeri son, birbirlerine en uzak iki burcu.



Veya, Güneş’te yanyana gelen iki komşu.



Herhalde, seni yazmamı istemelerindeki neden de bundandır.



Çocukların, kedilerin, çevren, güleç dost yüzünle nice yıllara.


Bu biyografi daha önce 61 kişi okumuş.



Y harfindeki diğer biyografileri göster
ÜYELER İÇİN
 Kullanıcı
 Parola
 Kod

  Ücretsiz Üyelik
  Şifremi Unuttum
 
ÇOK İZLENENLER
+18 hande ataizi soyunuyor+18 (170613 kez izlendi.)
 
ÇOK OKUNANLAR
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sayfa Üretimi: 0.0163  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta