| ADnet Reklamlarý | Siz de reklam verin ![]() |
|
|
||||||||||||||||||
|
|
Oktay Ekþi
HAKKINDA YAZILANLAR Midas onu tanýsaydý kulaklarýnýn sýrrýný emanet ederdi DOÄžAN HIZLAN Hürportreler Hürriyet 2002 Ýlavesi Edip Cansever’in ’Çaðrýlmadan gelen Yakup’u vardý, benim de Oktay Ekþi’m. BÝR 19 Mayýs sabahý, odamda gazeteleri okuyorum. Birden kapýda Kayzer Wilhelm býyýklý, Burberry pardesülü ve þapkalý bir zat belirdi : - Ýþte bugün geldik, sizi kurtardýk, demez mi? - Sizi Mesudiye’den kim çaðýrdý Oktay Bey, dedim. - Tamam bizi düþmandan kurtardýnýz ama Ýstanbul’a çakýlýp kaldýnýz. Yani biz Ýstanbullular eðlenirken, o hep bizi kurtarmayý düþünürmüþ... Ýþte kadim dostum Oktay Ekþi ile diyalektik münasebetimiz böylece koyulaþtý. Anlayacaðýnýz tez var, antitez var, sentez yok. Beni öylesine köþeye sýkýþtýrýyor ki, Osmanlý Ýmparatorluðu’nu savunmak zorunda kalýyorum. - Art düþünceyi (!) anlýyorum, beni ille o cepheye itiyor ki, Atatürkçülük meydanýnda yalnýz kalsýn. Ne oyunlar yapýyor, hele birini mutlaka yazmalýyým. Samsun 19 Mayýs Üniversitesi’ne, bu yýl 18 Mayýs’ta bir konferansa gittim. Ertesi gün de 19 Mayýs. Salonda oturuyorum, elime bir telgraf tutuþturuldu: Acele Ýstabul’a bekleniyorsunuz. Ýmza: Damat Ferit. Beni oradakilerin gözünde, müseccel Osmanlý yapmaya niyetli. Ýþin aslýný sonra anladým. 19 Mayýs’ta Samsun’a geliyormuþ. Karizmasýný, imajýný ben bozarým korkusu yüzünden bunu yapmýþ. Biz de Atatürk çocuðuyuz Oktay Bey... Seyirlik oyuna dönüþen tartýþmalarýmýzda, bazan o kadar öfkeleniyorum ki, düello teklifi geçiyor aklýmdan. Aman, delilik etme diyorum, kendi kendime, adam Mesudiye daðlarýnda atýþ talimleri yapýyor, bir elde tabanca bir elde Kaleþnikof. Sen Ýstanbullu bir çelebisin, muhallebi çocuðusun, senin neyine bu kavga. Vazgeçiyorum. Siyasal olaylarýn tansiyonunu ondan izlerim. Oda komþum Oktay Ekþi’nin odasýna ellerinde dosyalar girip çýkan insanlarýn sayýsý çoksa, eyvah þimdi bir siyasetçinin caný yandý, derim. Ertuðrul Özkök’ün eþi Tansu Özkök’ün tesbitine katýlýyorum: O, Hürriyet’in ISO 2001 kalite belgesidir. Gerçekten de öyle bir aðabeyimizdir. Okurlar da böylece benim daha küçük olduðumu öðrensinler... Hak bildiði yolda yalnýz baþýna gider. (Sakýn beni çaðýrma Oktay, Mesudiye’ye gelemem.) Doðduðu yere kendini adayan biri olduðun için seni çok seviyorum. Mesudiye’ye yaptýklarýný burada övmek isterdim. Övgüden de þüphelenir... Ýstanbul’u terk edeyim diye orayý güzel gösteriyor, diyebilir. Ciddi baþyazar hüviyeti dýþýnda onu tanýmak hayatýmýn hoþ cilvelerinden biridir. Ben, fýkralardaki ince espriyi böylesine çabuk anlayan ve böylesine güzel gülen insana az rastladým. Tabii her türlü fýkraya, cümlesini ekleyip sizlere de biraz yorum özgürlüðü tanýyacaðým. Onunla hep öðleden önce konuþurum. Þimdi bazý kötü niyetliler þöyle düþünebilir, Karadenizlidir de ondan mý diye... Hayýr caným, öðleden sonra yazý krizine girince, anlattýklarýmý dinlemez. Odasýna kapandý mý, mükemmeliyetçiliðinin esiri olur, gözü kimseyi görmez. Hasm-ý caný olduðum için beni gözetlemeye ara verdiðini zannetmem. Midas, Oktay’ý tanýsaydý, uzun kulaklarýnýn sýrrýný ona emanet eder, elaleme de rezil olmazdý. Uzun meslek yýlarýndan anekdotlarý anlatýrken, basýn ve siyaset tarihinin eþsiz olaylarýnýn zevkini çýkarýrým. Buradan sesleniyorum. Benle uðraþacaðýna anýlarýný yazsa, bilmediðimiz nice kapalý kutu açýlmýþ olacaktýr. Evet, dostum Oktay Ekþi’yle iliþkilerimiz bu minval üzre sürüp gidiyor. Ne yapalým, Edip Cansever’in ’Çaðrýlmadan gelen Yakup’u vardý, benim de Oktay Ekþi’m. Bu biyografi daha önce 86 kiþi okumuþ. O harfindeki diðer biyografileri göster |
|
|
|
Siteden yararlanýrken gizlilik ilkelerini okumanýzý tavsiye ederiz. © 2000-2006 Tüm haklarý saklýdýr. Ýzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayýnlanamaz. Sayfa Üretimi: 0.0215 | Teknik Destek: Cizginet |
|