Bilgisayar Bileşenleri: Tarayıcı (Scanner) hakkında bilmek istedikleriniz.
Tarayıcı (Scanner)
Taramak, (yada İngilizce “scanning”) kağıt ya da benzeri bir yüzey üzerindeki basılı grafiksel ya da metinsel karakterlerin dijitalize edilerek (yani bilgisayarın anlayacağı dile çevirerek) bilgisayar ortamına aktarılma işlemidir. Tüm bilgisayar donanımlarında olduğu gibi tarayıcılar da, hitap ettiği kitlenin ihtiyaçlarına uygun olarak dizayn edilmekte ve teknik farklılıklar göstermektedir. Farklı ve pahalı teknolojiler doğal olarak kalitenin çok önemli olduğu sektörel kullanıcılara, genelde fiyatı uygun olanlar ise ev kullanıcılarına göre üretilmektedir. Fotokopi makinesine benzeyen ve masaüstü kullanıma oldukça uygun flatbed, süpermarket kasalarındaki barkod okuyuculara benzeyen Half-Page ve genellikle ofislerde kullanılan, yalnızca serbest haldeki bir sayfayı tarayabilen Sheet-Fed tarayıcılar bu çeşitlenmenin en göze çarpan örneklerindendir.
Nasıl Çalışırlar?
Tarayıcıların çalışma mantığı bir belgenin görsel olarak bilgisayar ortamına aktarılma işlemidir. Burada pikseller öne çıkmaktadır. Piksel konusuna önceden değinmiştim fakat kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse, piksel; bir görüntü üzerindeki en küçük renk birimidir. Yani en küçük renk parçası. Kağıdın üzerinde ağ şeklinde çizilmiş binlerce minik kare hayal edin. Kareler sizin hayal gücünüz ve tarayıcınızın teknolojisine göre değişecektir. Siz kareleri her santim için bir satırda 300 tane kare oluşturacak kadar küçülttüğünüzde tarayıcınızın ifadesi ile 300 dpi’lik çözünürlük değerine ulaştığınızda ilk bölümü yani kalite ayar kısmını atlattınız demektir. Tarayıcı ilk satırdan başlayarak tüm piksellerin yani çizdiğimiz karelerin renk değerlerini ayrı ayrı almaya başlayacak. Ve bu değerler portlar yardımı ile kendi bilgisayarımıza aktarılıp kağıt üzerindeki kareler sırası ile kendi renk değerlerinde sıralanacaklar. İşte görüntümüz bilgisayar ortamına aktarıldı. Mantık çok basit kısaca resim minik karelere hayali olarak bölünür ve bu kareler tek tek sıra ile bilgisayar aktarılır ve orada o resmin aynısı oluşturulur.
Tarama Teknikleri
OCR yani Optical Character Recegnition Türkçe olarak Optik Karakter Tanımlaması anlamına gelir. Resim dosyalarındaki fontları tanımlayarak metin dosyalarına çeviren programlara verilen genel bir addır. Günümüzde OCR programları tarayıcıların yanında ücretsiz olarak verilmektedir.
İkinci bir tarama tekniği ise MICR (Magnetic Ink Character Recegnition) yani Manyetik Mürekkep Karakter Atımlaması. Bu teknikte elektrik yüklenebilen özel bir mürekkeple baskı yapılması ve yapılan bu baskının daha sonra özel algılayıcılar tarafından okunmasına mantığına dayanan özel bir tarama tekniğidir.
ASCII yani American Standart Code For Information Interchange ise karakterleri tanımlamak için kullanılan uluslar arası standarttır. ASCII 8 bit’lik bir değere sahiptir. Bu değer biri boşluk olmak üzere 128 karaktere izin vermektedir. Bu İngilizce gibi diller için yeterli değildir. ASCII günümüzde kullanılan en yaygın karakter kodlama standardıdır. Bir diğer karakter kodlama standardı olan Unicode da ASCII gibi karakter tanımlamalarının yapılabildiği bir standartdır. ASCII’den farkı 16 bit’lik yapıda oluşmasıdır. Bu yapı ise Unicode’un 65.000 in üzerinde karakter tanımlamasına olanak verir. Bu yapı Japonca gibi dillerde kolaylıkla kullanılabilmektedir. EBCDIC Extended Binary-Coded Decimal Interchange Code ASCII ve Unicode gibi karakter kodlama yapılabilir. IBM firması tarafından geliştirilmiş olan EBCDIC yaygın bir standart değildir ve büyük çaplı IBM bilgisayarlarında kullanılır.
|